SAHTE DİŞHEKİMLERİ İLE MÜCADELE

SAHTE DİŞHEKİMLERİ HALK SAĞLIĞI SORUNUDUR`

Hizmet sektörleri içerisinde sağlık hizmetleri hastaların tüketici bilincinin en az olduğu sektördür. Bu nedenle sosyal devletler ve çağdaş siyasetçiler; yasal düzenlemelerle sağlık alanında bireylerin sağlık haklarını korumak için ciddi yaptırımlar uygularlar.

Dişhekimleri halkın ağız sağlığını çağdaş ülke insanları ile aynı seviyeye çıkartmak için hizmet veriyor. Yaklaşık 3000 sahte dişhekimi ise ölümcül hastalıklar olan SARILIK, AIDS ve diğer bulaşıcı hastalıkları hastalarımıza bulaştırmaya devam etmektedir.

Teknolojik ve bilimsel gelişmeleri ve yasal düzenlemeleri takip ederek hijyenik  ve tıbbi koşullara uygun hizmet yerleri açan dişhekimlerine karşın sahte dişhekimleri,   yasaları ihlal ederek uygun olmayan çalışma  alanlarında, bazen “çantacı” olarak halkın  diş ve genel sağlığına zarar vermektedirler.

Sağlık bilgilerinden yoksun ve hekimlik formasyonu olmayan sahte dişhekimleri; dişhekimliği uygulamalarındaki komplikasyonları ve insan anatomisini tanımadıkları ve bunlara ait tedbirleri alamadıkları için hastaların hayatlarını tehlikeye atmaktadırlar.

Sahte dişhekimliği sorunu; bizim için halk sağlığının korunması ve aynı zamanda mesleğimizin kirletilmesinin önlenmesidir.

Ağız ve diş sağlığı;  genel sağlığın ayrılmaz bir parçasıdır.  Diş hastalıklarında yapılan her türlü yanlış tedavi, genel sağlığı doğrudan etkilemektedir.

  • Türkiye halkının % 25’i yaşamının değişik dönemlerinde sarılık hastalığı ile karşılaşmıştır. Sarılığın  bu kadar yaygın olmasının nedenlerinden biri;.
  • Henüz ülkemizde ne kadar yaygın olduğu bilinmeyen çağımızın vebası olarak adlandırılan AIDS’i bulaştıranlar;
  • Standartlara uygun olmayan ve kanserojen etkisi olan materyalleri hastalarımıza kullananlar;

­Halkımızın dişhekimi korkusunun nedeni sahte dişhekimleridir.

5181 kanunundan sonra sahte dişhekimlerinin çoğu hapis cezası korkusu ile gayrı meşru işlerini bırakmışlardır. Bir kısmı da daha gizil koşullarda çalışmalarını sürdürmeye başlamıştır.

Görüldüğü gibi cezai hükümler günün ihtiyacını karşıladığı noktada sonuç vermektedir. Suçtan elde edilecek menfaat ile verilecek ceza arasında oransızlık varsa caydırıcı olmamakta aksine teşvik edici olmaktadır.

Sahte Dişhekimleri İle İlgili Akademik Görüşler İçin Tıklayınız...

 

***

SAHTE DİŞHEKİMLERİ İLE MÜCADELE TARİHİNDEN SATIR BAŞLARI


YIL 1944…

Türk Diştabipleri Cemiyeti Reisi Prof  Ziya  Cemal B. Aksoy, 14.02.1944’de Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti’ne yazdığı dilekçede yasal dayanak olmaksızın sahte dişhekimleri ile yapılan mücadelenin yetersizliğine dikkat çekerek, gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını ister.

“…diplomasız sanat icrasına kalkışanların kanunun pençesine teslimi için meşhut suçun tesbiti şart olduğundan bunların yakalanması hemen, hemen im­kânsız görülmektedir. Cemiyetimizin yaptığı müteaddit teşebbüsler, kanunî müeyyidelerin bulunmaması yüzünden daima akim kalmaktadır. Binaenaleyh Tababet ve Şuabatı sanatlarının tarzı icrasına dair kanunun 41 ve 46 ncı maddelerinin aşağıdaki tarz­da  tadilini bilhassa rica ederiz.

YIL 1950…

1950 yılında kalfaların Diş Teknisyenleri adı altında bir birlik kurarak gerekli yerlere başvurdukları ve aynı zamanda eski ceza reislerinden Sivas Milletvekili İlhan Dizdar’ın kalfalara yeniden diploma verilmesi, sınava alınmaları ve bu sayede dişhekimliği yapabilmelerinin önünü açan bir kanun teklifini TBMM’ye sunduğunu haber alan Türk Diştabipleri Cemiyeti, bu yanlış uygulamanın hayata geçirilmemesi için,  öncelikle Sağlık Bakanı’yla görüşmüştür. Dönemin Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Dr. Ekrem Hayri Üstündağ’ın desteğini alan Türk Diştabipleri Cemiyeti,  gerek hükümet ve gerekse TBMM nezdinde girişimlerde bulunmuştur.

Ankara’ya gönderilen heyetlerin kanun tasarısı TBMM Sağlık Komisyonu’nda görüşülürken yaptıkları girişimler sonucunda kanun tasarısı reddedilmiştir.

YIL 2004…

10.06.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5181 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun’la birlikte sahte dişhekimlerine verilecek hapis cezası 3 ila 5 yıl olarak belirlenmiş ve sahte dişhekimlerinin faaliyetlerine büyük bir caydırıcılık getirmiştir.

YIL 2005…

Sahte dişhekimleri ve bazı diş teknisyenleri tarafından organize edilen girişimler sonucu, “sahte dişhekimlerine verilen 3 ila 5 yıl hapis cezasının 1 ila 3 yıla düşürülerek, bu cezanın paraya çevrilmesine olanak tanıyan yasa taslağı” 31.3.2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu’na kadar getirilmiştir. TDB Merkez Yönetim Kurulu Üyeleri ve Oda Başkanlarının Mecliste yaptıkları girişimler sonucu taslak, hükümet tarafından geri çekilmiştir.

YIL 2007…

“Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılamasına Dair Kanun Tasarısı” kapsamında  sahte dişhekimlerine verilecek cezaların alt sınırının 2 yıla düşürülmesine ve böylece tecil edilebilmesine olanak sağlayacak taslak, 07.11.2007 tarihinde TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilerek, TBMM Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

YIL 2008…

“Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılamasına Dair Kanun Tasarısı" içerisinde yer alan sahte dişhekimlerine verilen hapis cezasının düşürülmesine yönelik kanun teklifi, 8 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda yapılan oylamada reddedilmiştir.

Sahte dişhekimlerine verilen hapis cezasının düşürülmesi, Türk Dişhekimleri Birliği ve Dişhekimleri Odalarının girişimleri ve sağduyu sahibi milletvekillerinin duyarlılığı ile bir kez daha engellenmiştir.