TÜRK DİŞHEKİMLERİ BİRLİĞİ BASIN AÇIKLAMASI

Videonun tamamı için; https://www.youtube.com/watch?v=1dvMUbooNUg

T.C. Sağlık Bakanlığı Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun 16.06.2026 tarih ve 2826 sayılı DUS Kararına ilişkin itirazlarımızı kamuoyu ile paylaşmak üzere 24 Haziran 2026 tarihinde Ankara’da TDB Genel Merkezi önünde bir basın açıklaması düzenlendi. 

Basın açıklamasına; TDB Genel Başkanı Fatih Güler, Merkez Yönetim, Denetleme Kurulu Üyeleri, Dişhekimleri Odalarının Başkan ve Genel Sekreterleri, TDB Akademi Yürütme Kurulu Üyeleri, TDB Öğrenci Kolu Genel Sekreteri İsmail Aksoy, Genç Dişhekimliği Derneği Başkanı Berat Gülengül, Yenilikçi Dişhekimleri Derneği Başkanı Emir Paşaoğulları ve Community Dentistry  Başkanı Seyit Yusuf Sert ile çok sayıda meslektaşımız katıldı. 

Yoğun bir katılımla gerçekleştirilen basın açıklamasında, TDB Genel Başkanı Fatih Güler ilk olarak TDB Öğrenci Kolu Genel Sekreteri İsmail Aksoy, Genç Dişhekimliği Derneği Başkanı Berat Gülengül, Yenilikçi Dişhekimleri Derneği Başkanı Emir Paşaoğulları ve Community Dentistry  Başkanı Seyit Yusuf Sert’e söz verdi.

TDB Genel Başkanı Fatih Güler,  basın açıklanmasında önemli açıklamalarda bulundu.

‘İstihdam Problemi Esas Problemimizdir’

‘Değerli Basın Mensupları, Değerli Başkanlar, Değerli Genel Sekreterler, Değerli Meslektaşlarım. Öncelikle gençlerin sesini duymak, son bir haftada sosyal medyada, Twitter'da Türkiye'de ilk 10'a giren sesi, tepkiyi duymak için söze onlarla başladık.

Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun almış olduğu kararı hakkaniyetli ve adaletli bulmadığımızı, bu yolla bir mağduriyet giderilmesinin doğru olmayacağını ilk gün söylemiştik. Hukuk danışmanımız gerekli çalışmayı birkaç gün içerisinde tamamladı. Dün gerekçelerimizi başkanlarımızın da onayına sunduk ve başkanların da onayını aldıktan sonra dün Danıştay’da iptal davasını hukuk danışmanımız açtı. Olay artık yargıya intikal etti. Bunun takipçisi olacağız. Kurumsal olarak yapmamız gereken öncelikle bu. Ama az önce genç meslektaşlarımın konuşmalarında bahsettiği istihdam problemi esas problemimizdir. Önümüzdeki 5 yılda 40.000 dişhekimi mezun olacak. Sayımız hızla 100.000 kişi olacak. Bu 5 yıl içerisindeki istihdam planı yapılmadan alınan her karar sahada büyük bir tepkiyle karşılanmakta. Aslında bu tepki biraz da dişhekimlerinin gelecek kaygısı. Özellikle genç meslektaşlarımın işsizlik kaygısı, işsiz dişhekimi tanımının artık Türkiye'de de anılır olmasının yarattığı bir sonuçtur. Sağlık Bakanlığımız elbette ki genel tıptaki bütün hizmetleri desteklemek, tıp fakültesinden mezun olan tüm hekimleri bünyesine almak, atama yapmak, doktora açığını kapatmak durumundadır. Buraya ayırdığı finansmanı elbette ki bu bütçe de ayırmak zorundadır. Aynı şekilde hastaların ilaca erişimi için de eczanelerden ilaç alımını desteklemekte. Sosyal Güvenlik Kurumu üzerinden bir bütçe oluşturarak bunlar desteklenmekte. Ama ağız diş sağlığı hizmetlerine geldiğinde maalesef ağız diş sağlığı sanki genel sağlığın içerisinde ayrı bir kategoride yer alacakmış gibi bir bakış açısıyla planlanmakta. Kontenjanların düşüreceği açıklanmış olsa da zamanında açılmış olan kontenjanların yarattığı sorunlar, sadece özelde çalışma, özelde iş bulma üzerine bırakılmakta. Bu da sahadaki bu sıkıntıyı ve baskıyı artırmakta, isyanı dile getirmektedir.

12. Kalkınma Planına yazılmış olan 10.000 dişhekimi ataması, aile dişhekimliği adı altında kurucu dişhekimliği uygulamalarının yaygınlaştırılması, özelden hizmet alımının da gündeme alınması, önümüzdeki mezun olacak 40.000 dişhekiminin istihdamı üzerine son derece olumlu etki yaratacaktır.

Yapılan denetimler giderek muayenehanelerde, polikliniklerde, ağız diş sağlığı merkezlerinde meslektaşlarımızı son derece sıkıntıya sokar, yorar vaziyette ağır para cezalarıyla tepki getirir vaziyete gelmektedir.

Son olarak bizden hastaların röntgenlerinin girişi istenmekte. Bununla ilgili hizmet alımıyla ilgili hiçbir öneri getirilmeden, hiçbir yazılım şirketi önümüze konmadan bunun tamamen finansmanı da özeldeki hekime bırakılarak reçetelerimizin bile özelde çalışan hekimlerin reçetelerinin bile sistemde tanımlanmadığı, eczaneden hastanın gidip alamadığı bir ortamda sürekli bizden veriler istenmekte. Bu verileri vermediğimizde ya da eksik verdiğimizde ya da tamamlamakta güçlük çektiğimizde de ağır para cezaları görmekteyiz. Bütün bunların hepsi bu feryadın içerisindedir. Bu tepkinin içerisindedir.

Bu anlamda buraya kadar gelen bütün meslektaşlarıma, Oda başkanlarıma, genel sekreterlerime, basın mensuplarına tekrar teşekkür ediyorum. Buraya başka şehirlerden gelen meslektaşlarımıza hoş geldiniz diyorum. Bize verdiğiniz desteğe teşekkür ediyorum. Hepimizin bir arada olması, hepimizin hep birlikte yürüyor olması mutlaka doğru sonuçları doğuracağına inanıyor. Hepinize saygılar sunuyorum."