TDBD 181.SAYI BAŞYAZI
Topluma Kim Örnek Olacak?

Değerli Meslektaşlarım,

Dergimizin kapağında bahara girerken umudu cesaretlendiren bir mesaj vermek istemiştik ama son birkaç haftanın gidişatı risklere dikkat çekmenin sorumluluğumuza daha uygun olacağını düşündürdü bize. Yazar Gaye Boralıoğlu da geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir röportajında umudun manipüle edilebilir yönüne dikkat çekmiş: “Umut siyasetçilere lazım; inat, ısrar, tutarlılık bence daha elzem kavramlar. Umutla iş görmeyi uzun zamandır bıraktım. Böyle bir şey gerekmiyor. Bir şekilde haysiyetini koruyarak, boyun eğmeden, dik durarak, yapmak istediğin şeyi yaparak ilerlemekte kararlıysan bunun için umut hiç gerekmiyor”. Evet umut edelim belki ama asıl olan bilimin gösterdiği gerçekler ışığında sosyal politikalar üretelim ve takipçisi olalım; yılmadan, bıkmadan.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre vaka sayılarının 55 bini aştığını ve ölüm sayılarının ise 2 bin ağır hastada 250’nin üzerine çıktığını görmekteyiz ki geçen sene 2000 ağır hastada ölüm 70 civarındaydı. Verileri doğru kabul etsek bile Avrupa’da yeni vaka bildirimin en yüksek olduğu ülkeyiz.

Yaşadığımız toplum, siyasi kararlar, yöneticilerin karar ve davranışları, salgınların varacağı noktayı ve mücadele yöntemlerini şekillendirir. Ülkelerin sağlık ve ekonomi politikalarıyla biçimlenen pandemi savaşı Covid-19‘a karşı başarı ve başarısızlığı belirler.

Tüm başarılı dünya örneklerinde sağlık emek ve meslek örgütleri ve en büyük katılımcı olan toplum, salgınla mücadelenin aktif bileşenidir. İktidar salgınla mücadelede büyük katkılar sunabilecek meslek örgütleri, sendikalar, toplum temsilcilerini hala niye bir paydaş olarak görmediğini kamuoyuna açıklamak zorundadır.

Alınan önlemlerin göstermelik olduğunu virüsle adeta randevulaşacak seviyeye gelmesi göstermektedir. Mart‘ta açılma, Ramazan ayına kadar önlem yok, sonra bir bakarız demek bilimsellikten uzak popülist bir yaklaşımdır. Bu süreçte kaybedilen her canın sorumlusu bu kararları alanlar olacaktır.

Topluma dayatılan önlemlere toplumsal gönüllülükle katılım sağlanır. Norveç Başbakanı Erna Solberg, 60’ıncı doğum gününün kutlandığı partide Covid-19 kısıtlamalarını ihlal ettiği gerekçesiyle para cezasına çarptırıldı. Oysa Solberg’in yaptığı ihlal sıradan vatandaş için ceza sebebi değil. Polis teşkilatı yöneticisinin açıklaması ibretlik: “Ülkenin başbakanının daha yüksek standartta davranması gerekiyor. Yasalar herkes için aynı olsa da, herkes aynı değil”.

STK ve meslek örgütlerine delege sayıları üzerinden genel kurul izni verilmezken, işe giden yaşlı bir kadına maskesi yok diye cezai işlem yapılırken, toplumsal hareketliliği artıran siyasi parti kongreleri, yüksek katılımlı cenazeler, düğünler, il toplantıları ve açılışlar ile hangi örneği oluşturacaksınız acaba?

Sağlık çalışanları olarak büyük çoğunluğumuz aşılandı ama 14 Ocak 2021 tarihinden bu yana 12 hafta geçti ve iki doz aşı olanlar toplumun %10’una dahi ulaşamadı. 8 milyona ulaşmayan bu aşılama düzeyiyle toplumsal bağışıklama için 6 ayda 120 milyon doz aşı gerekliliğinin çok uzağında kalınmış daha önemlisi halen bir aşı programı açıklanamamıştır.

TDB olarak yılmadan, bıkmadan tekrarlıyoruz; kalabalık ve kapalı alanlar derhal  kapatılmalıdır. En az 14 gün, tercihen 28 gün zorunlu üretim alanları dışında çalışanların özlük hakları korunarak üretim, çalışma durdurulmalıdır. Zorunlu üretim alanlarında çalışanlar için işyerine ulaşmada ve işyerlerinde fiziksel önlemler alınmalı, dönüşümlü, esnek çalışmayla çalışma ortamlarında bulunan sayısı azaltılmalıdır. Uluslararası dolaşım zorunluluk hallerinde olmalı, yurtdışı seyahatlerinde 14 gün karantina uygulanmalıdır.

Aşılamada hedef toplumsal bağışıklık olmalı, etkili bir aşılama programı uygulanmalıdır. Aşı teminiyle ilgili süreç şeffaf bir biçimde kamuoyuyla paylaşılmalı, toplumun önüne net bir aşı takvimi konulmalıdır. Sağlık  çalışanlarının çalışma koşulları derhal düzenlenmeli ve Covid-19 meslek hastalığı olarak kabul edilmeli,

kişisel koruyucu ekipman temini ekonomik ve kesintisiz olmalı, aşıda yapılan yerli üretim çalışmaları için her türlü destek verilerek hızlandırılmalıdır.

Hep birlikte ileriye umutla bakacağımız aydınlık  günlere özlemlerimle...

Prof.Dr.Atilla S.Ataç
Türk Dişhekimleri Birliği
Genel Başkanı