TDBD 178.SAYI BAŞYAZI
‘REHBERİMİZ BİLİMDİR’


2020’nin yaşadığımız son aylarında yıl boyunca mücadele ettiğimiz Covid-19 pandemisi ve üstüne gelen depremler sonucu yaşadığımız kayıplar insanlık (ülke) tarihinin derinliklerinde karanlık bir sayfa olarak yer alacaktır.

Tarihsel olaylara her sınıf, her kesim kendi penceresinden bakar ve yorumlar; bizde de öyle olmuyor mu? Sağlık Bakanlığı Covid-19 rakamlarını halka başka, DSÖ’ye başka verilerle açıklıyor; Hazine ve Maliye Bakanlığı ekonomik verileri rakam ve istatistik karmaşası yaratarak vermiyor mu?

Meslek birlikleri halk sağlığına ilişkin sorumluluklarının bilincinde gerçekler üzerinden açıklama yapıyorlar. Savaşların ve pandemilerin acılarını her zaman halk çekmiştir. Tarih, eninde sonunda gerçekleri ortaya çıkarmıştır ve çıkaracaktır. Gerçeği ortaya çıkarma çabasında elimizdeki en önemli silah: BİLİM. Bilime insanlık ekmek- su kadar ihtiyaç duymaktadır. Çünkü her türlü siyasi, dini, felsefi ve mitolojik dogmaların karşısında modern bilim, insanlara doğayı, felaketleri ve toplumsal çelişkileri insan aklının algılayabileceği ve bilebileceği nesnel gerçeklerle açıklıyor, tüm insanlık buna ihtiyaç duyuyor ve umut besliyor.

Bilimin evrenselliği ve süreğenliğine en güzel örnek M.Ö. 400 yılında Hipokrat tarafından tariflenen Hepatit virüsüne, 1970’lerde yaptıkları çalışmalarla bu virüsün yok olması yolunda büyük adımlar atan ve bu yıl Nobel Tıp Ödülü’ne layık görülen Alter, Hougton ve Rice’dır. Virüs savaşındaki bu en büyük zafer tüm insanlığa Covid-19 pandemisi savaşında da umut olmuştur. Bu umut bize 2021’de yaşam mücadelemizde büyük bir psikolojik destek verecektir. Önümüzdeki 2021 kapısını açarken neyle karşılaşacağımız korkusunu yenmemizde dayanağımız olacaktır.

Salgınla mücadelede ön saflarda biz sağlıkçılar yer almamıza rağmen süregelen sorunlarımızın çözümüne dair adım atılmıyor; aksine yenileri ekleniyor. Filyasyonda yaşanan sorunların giderilmemesi, Covid-19’un sağlıkçılar için meslek hastalığı sayılmaması, ekonomik sorunlar, önceki yıllarda yaratılan kontenjan sorununa çözüm beklerken fakülte sayılarının ve kontenjanların daha da artırılması, sağlıkta şiddet, halkın serbest çalışan dişhekimlerinden de hizmet alabilmesinin koşullarının sağlanmaması; bir çırpıda sayılabilecekler.

Bu zorlu dönemden tüm üyelerimiz ve diğer sağlık meslek örgütleriyle birlikte mücadele ederek başarıyla çıkacağımıza inanıyorum. Çünkü bizim rehberimiz bilimdir, tüm çözüm önerilerimiz modern bilim üzerine kurulmuştur.

2021’de bu yıl yaşadığımız acı deneyimlerle, kazandığımız bilgilerle daha hazırlıklı, daha umutlu ve inançlı olarak özlediğimiz o güneşli, güzel günlere kavuşacağımıza inancım sonsuzdur.

Bu tarihsel süreçten hep beraber yoktan bir Cumhuriyet yaratan millet olarak çıkacağız,

emin olun.

Prof.Dr. Atilla Ataç
Türk Dişhekimleri Birliği
Genel Başkanı

TDBD 178.sayı için tıklayınız…