EMEK HIRSIZLIĞINA SON VERİLMELİDİR!


Yükseköğretim Kurulunca (YÖK), küresel COVID-19 salgını nedeniyle yurt dışında okuduğu üniversiteye dönmek istemeyen Türk öğrenciler ile Türkiye'de eğitim görmek isteyen yabancı uyruklu öğrencilere yatay geçiş hakkı tanınması; bu kapsamda yükseköğretime girişte başarı sıralaması şartı bulunan tıp, dişhekimliği, eczacılık, hukuk, öğretmenlik, mühendislik ve mimarlık programları dışında tutmasına rağmen, usulsüz olarak Tıp ve Dişhekimliği Fakültelerine de kayıt yaptırıldığı belirlenmiştir. Bu etik ve kanuni olmayan durum, Sayın YÖK Başkanının mahkemelerin  'kazanılmış hak' kararları mazeretine  sığınarak bir şey yapamadıkları açıklamalarıyla da doğrulanmıştır. 

YÖK Başkanının "700-800 bininci" ifadesinin 'iyimser' bir rakam olduğunu belirterek, "daha alt sıralarda olup da yurt dışından yatay geçiş yapan öğrencilerin olması kanunlar ve mevzuatlar çerçevesinde dürüstlük temelli yapılsa da kabul edilemez bir sonuca neden olmuştur" şeklindeki açıklamasından sonra; 'Üniversitelere verdiğimiz o yetkide bir kısıtlamaya yeniden gitme durumumuz söz konusu oldu, uyarı yazdık, ettik ama üniversitelerin yürüttüğü bir işlem.' 'Gelenlere ne yapacaksınız?’' gibi yetki ve sorumluluk makamının ifade edemeyeceği sorumsuzluk içeren hukuka aykırı değerlendirmelerini hayretle ve esefle karşılıyoruz. 

TDB olarak yıllarca ailelerin  fedakârlık içinde maddi manevi zorluklarla okuttukları, ilkokuldan itibaren gece gündüz çalışarak 'başarı hikayesi yazan' milyonlarca gencin hakkını korumak için, giriş baraj puanlarının 80 binlerde bile olmasının yeterliliği tartışıldığı bir durumda; bu kanunsuzluğa, bu eşitsizliğe, alın terine karşı yapılan haksızlığa, eğitimde fırsat eşitliği ilkesine yapılan hukuksuz müdahaleye sessiz kalmayacağımızı kamuoyuna duyururuz.  

Bir an önce bu kanunsuzluğa son verilmeli ve buna neden olanlardan, YÖK uygulaması dışına çıkanlardan derhal hesap sorularak, yatay geçişler iptal edilmelidir. 

Ülkenin geleceğini teslim edeceğimiz gençlere henüz daha  yolun başında bu tür haksızlıkları, etik dışı davranışları, adaletsizliği, emek hırsızlığını olağanmış gibi gösterip uygulayan yöneticiler;  depremde yıkılan binalardan sorumlu tutulan müteahhitler gibi hukuk önünde ve ayrıca malpraktisle mağdur olacak dişhekimlerinin ve hastaların vicdanlarında da mahkûm olacaklarını unutulmamalıdırlar.

Türk Dişhekimleri Birliği