İSTANBUL SÖZLEŞMESİ VE 6284 SAYILI KANUN UYGULANSIN;
`Kadınlar Yaşasın`


Kadın cinayetlerini durdurma konusunda gerekli düzenlemeler yapılıp yasalar uygulansaydı Pınar Gültekin bugün yaşıyor olacaktı. 

Kadın cinayetleri durdurulamaz ya da önlenemez doğal afetler değildir. 

Kadına yönelik şiddet bütünsel ve çok katmanlı bir toplumsal sorundur. 

Bilindiği gibi, kadınlara yönelik şiddeti uluslararası platformda raporlamak ve buna karşı yürütülen mücadele ve kanunsal alt yapının değerlendirilmesi ve denetlenmesi için hazırlanan İstanbul Sözleşmesi, 12 ülkenin taraf olmasıyla 1 Ağustos 2014 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.

Sözleşme her aşama için somut çözüm önermektedir ve dört temel yapı taşı vardır. 

  1. Önleme 
  2. Koruma 
  3. Kovuşturma 
  4. Politika 


Her şeyden önce şiddetin ortaya çıkmasını zorlaştıran bir toplum yaratılmalıdır. Bugün saldırdıkları toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın ve çocukları koruyacak tek ilaçtır. 

Sözleşmeye göre eğer eşitlik sağlanamıyorsa koruma kanununun gerekleri yapılmalıdır. 

Şiddet yine de önlenememişse cezasız bırakılmamalı, etkin kovuşturmalar yapılmalıdır. 

Bunlara ek olarak devletler, kadınları güçlendiren politikalar üretmekle yükümlüdür. 

İstanbul Sözleşmesi, bütün alanlarda kadınların eşit temsilini isteyen tek ve ilk sözleşmedir. 

6284 sayılı kanun kadınların can simididir. 

Aile yapısını bozuyor bahanesiyle İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçilmesi, tek bir maddesinin dahi tartışmaya açılması kabul edilemez. 

Her gün bir kadının katledildiği, katillerin serbest bırakıldığı, kadınların kendi kanlarıyla katillerinin ismini yazmaya çalıştığı bir dönemde  İstanbul Sözleşmesi’ni tartışmaya açmak şiddetin önünü açmaktır.

İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanun uygulansın, kadınlar yaşasın. 

Pınar'lar ölmesin!

Türk Dişhekimleri Birliği