TDBD 169.SAYI BAŞYAZI
Başarı Hikayemizi Hep Birlikte Yazabiliriz


Değerli meslektaşlarım,

Meslek kuruluşlarının çalışmaları iki temel üzerinde yükselmelidir. Bunlardan biri ‘meslek politikaları’, diğeriyse ‘Cumhuriyetin kuruluş ilkeleri ve evrensel değerler’dir.

Meslek kuruluşları, demokrasinin kurumsallaştığı ülkelerde hükümetlerden bağımsız olarak devletin tanımladığı ve delege ettiği işleri yapar. Üyelerinin sosyal haklarını iktidarlara ve diğer baskı gruplarına karşı savunur, daha ileriye taşınması için mücadele eder. Diğer taraftan kendi mesleki alanıyla ilgili toplumsal çıkarları savunur, mesleki uzmanlığını bu anlamda da toplumun hizmetine sunar.

Hekimlerin ve sağlık meslek kuruluşlarının ülkesine, halkına ve insanlığa karşı da sorumlulukları vardır. Meslek kuruluşları, Cumhuriyet’in kuruluş ilkelerinden ve evrensel değerlerden; yani bağımsız ve  tarafsız yargıdan, kuvvetler ayrılığından, inanç ve düşünce özgürlüğünden, hukukun üstünlüğünden, farklılıklarımızla bir arada yaşamaktan, laik ve demokratik bir cumhuriyetten, barıştan yani ‘yurtta sulh cihanda sulh’tan yana olmalıdır.

TDB’nin meslek politikası siyasi partilere ve iktidarlara göre değişmemeli. TDB, hiçbir siyasi partinin yandaşı ya da karşıtı olmamalı. TDB’nin odalarıyla birlikte kararlaştırdığı meslek politikasının iktidar ya da muhalefet partileriyle ters düşse de meslek politikasından asla vazgeçilmemeli.

Meslek kuruluşları sosyal haklarımız ve toplumun sağlık hakları için başta iktidar olmak üzere tüm siyasi partilerle diyalog içerisinde olmalı. Hükümet ve siyasi partiler karşısında dikleşmeden, dalaşmadan ama dik durmasını da bilerek müzakereci bir anlayışla sorunlarının çözümü için çaba göstermelidir.

Değerli meslektaşlarım,

İfade etmeye çalıştığım ‘siyaset yapma’ tarzımız konusunda öncelikle kendi iç muhasebemizi yapmak zorundayız. Büyük altüst oluşlarda ve toplumsal dönüşüm dönemlerinde doğrularla yanlışlar birbirine karışır. Bize yakışmayan sözcükler havada uçuşmaya başlar. Kırgınlıklar, küsmeler ve daha da ötesi birbirimize karşı tahammülsüzlükler ortaya çıkar.

Ne yazık ki ülkemiz böyle bir süreci yaşıyor. Bu güzel ülkeyi kim bu hale getirdi sorusuna farklı cevaplarımız olduğunu biliyorum. Ancak başta siyasetçiler olmak üzere ünlü şarkıdaki gibi ‘masum değiliz hiçbirimiz’ diyebilmeliyiz.

Birbirimizi suçlamadan, tek doğru benim doğrumdur demeden hepimiz kendimizle yüzleşebilirsek, hatalarımızı görebilirsek, ortak aklı kullanmayı becerebilirsek yani bu coğrafyanın kültüründe var olan istişare, meşveret anlayışını günümüz deyimiyle diyalog kültürünü yaşam felsefemiz haline getirebilirsek güçlü bir TDB yaratabiliriz.

Değerli meslektaşlarım

Tarihin akışının hızlandığı, tarihi değişimlerin gerçekleştiği dönemler vardır. Mesleğimiz ve meslek kuruluşumuzla ilgili tarihi bir dönemden geçiyoruz. Ülkemizin de tarihi bir dönemden geçtiği herkesin malumu. Bu süreçten nasıl çıkacağız; esas soru ve sorun burada.

Şimdi umuda, yeni bir hikayeye ihtiyacımız var. Bu hikayeyi hep birlikte yazmalıyız. Tek kişi değil, 11 kişilik Merkez Yönetim Kurulu olarak değil, 35 Oda da değil; tüm dişhekimliği camiası olarak birlikte sahipleneceğimiz bir hikaye yazmalıyız. Dişhekimlerinin taleplerini toplumun sağlık talepleriyle örtüştüren, Cumhuriyet’in kuruluş ilkeleriyle, evrensel değerleri kaynaştıran yeni bir hikaye yazmalıyız.

Soru ve sorun çok basit ve de yalın: Hırslarımızın kölesi mi yoksa efendisi mi olacağız? Mesleğimizi ve güzel ülkemizi ayrışarak mı kurtaracağız? Meslek kuruluşumuzu dogmatik yaklaşımlarımıza feda mı edeceğiz, yoksa katılımcı bir anlayışla ürettiğimiz meslek politikalarımızı ve evrensel değerleri sahiplenerek daha güçlü ve daha saygın bir meslek kuruluşu mu olacağız?

Gelecek bu sorulara verilecek cevaplarda yatıyor. Bu cevapları somut politikalara  dönüştürebileceğimiz umuduyla

Sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Celal Korkut Yıldırım
Türk Dişhekimleri Birliği
Genel Başkanı

TDBD 169.sayı için tıklayınız…