Prof. Dr. Atilla Stephan Ataç, Medikritik`e konuştu...
"Covid-19 Pandemisi ve Normalleşme Sürecinde Dişhekimleri"

TDB Genel Başkanı Prof.Dr.Atilla Ataç, 'Covid-19 Pandemisi Ve Normalleşme Sürecinde Dişhekimleri' hakkında Medikritik'in sorularını yanıtladı.

PROF.DR.ATİLLA STEPHAN ATAÇ İLE COVID-19 PANDEMİSİ VE NORMALLEŞME SÜRECİNDE DİŞHEKİMLERİ

Prof. Dr. Atilla Stephan Ataç, Medikritik'e konuştu...

Türk Dişhekimleri Birliği Genel Başkanı Prof. Dr. Atilla Stephan Ataç ile Covid-19 pandemi sürecinde dişhekimliğine dair en çok merak edilen sorular üzerine konuşma imkanı bulduk. Dişhekimleri ve hastaların bu süreçten nasıl etkilendiği ve sürecin nasıl devam edeceği konusunda fikirlerini aldık.

SAĞLIK BAKANLIĞI’NCA SADECE ACİL İŞLEMLERİN YAPILMASININ UYGUN OLACAĞI KONUSUNDA BİLDİRİ GELDİ

Covid-19 pandemi sürecinde ağız ve diş tedavilerine bir kısıtlama getirildi mi, hangi tedaviler yapılabiliyor ?

16 Mart'ta çıkıp daha sonra da 4 Nisan'da ya  da yanlış hatırlamıyorsam 6 Nisan'da düzenlenen Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu tarafından sadece acil hasta bakımına yönelik hasta alınacağı şeklindeki bu karar öneri olarak, ikinci çıktığında ise uygundur kelimeleriyle bitirdikleri acil hasta bakma yani elektif işlemlerin yapılmaması yönünde bir kararları var. Acil hastalar derken de 14-15 tane madde sıralandı. Nedir bunlar? Hızlıca özetlersek pulpitis ağrıları, çene kırıkları, travma, avülsüyonlar, diş kırıkları, düşmüş kron-köprü simantasyonları, özellikle sistemik rahatsızlığı olan hastaların kan transplantasyonu, doku transplantasyonu yapılacak hastalardaki tedavilerinin bitirilebilirliği, damak-dudak yarığı gibi yaşamsal fonksiyonları kesintiye uğrayabilecek hastaların tedavileri, acil diş ağrısı özellikle dediğim gibi pulpaya yönelik veya gece ağrısı olan hastalıkların bakımı gibi, aslında bizim normal rutin hayatımızı sekteye, ağrı veya şişliğe, uğratacak tedavileri acil kapsamında kabul edip, diğerlerinin yapılmaması yöne bir iki defa sağlık bakanlığı bilim kurulunun yayınladığı bir bildiri var.

TEDAVİ ESNASINDA KİŞİSEL KORUYUCU EKİPMANLARIMIZI TAM OLARAK KULLANACAĞIZ

Ağız de diş sağlığı hizmeti sunan kamu ve özel kuruluşlarda tedavi kapsamında hekimin ve hastaların alması gereken önlemler nelerdir?

Evet. Simdi bu konuda zaten sen eğitiminde de gördüğün için biliyorsun biz dişhekimleri hem sosyal mesafenin sıfırlanması hem de virütik hastalıkların ilk belirttiğim en yoğun oldukları ağız bölgesinde üstelik aerasolle çalışılan bir bölge olduğu için zaten aldığımız eğitimde o tedbirlere aslında aşina olduğumuz bir meslek grubuyuz. Normal yaşantımız sürecinde bunlar unutulmuştu ve Covid bize bunu hatırlattı. Nedir alacağımız önlemler? Bir defa dediğin gibi soru güzel bir soru. Sadece hekimin değil bize tedaviye gelen hastalarla beraber kişiden topluma bulaşı da önleyebilecek önlemler almak zorundayız. Bunlar nelerdir ? Mümkünse aerosolü yani 3-4 m’ye kadar yaydığımız damlacıklar enfeksiyona neden olabileceği için yapılmaması yönünde önlemler var. Biz de hekim olarak bu acil işlemlerimize mümkün olduğu kadar aerosollü tedavileri ötelemekle yükümlüyüz. Ama öteleyemediğimizde ne yapacağız ne gibi önlemler alacağız. Bir; kamu olsun özel olsun sonuç olarak hepsi diş tedavisi yapıyor.  Bu tedavileri öteleyemiyorsak aerosollu işlemleri yaptığımız mekanı ayrı tutacağız. Eğer çoklu hasta bakılan bir yer ise muayenehanemizi yarım saat öbür hastamızla mesafeyi açıp havalandırma yapacağız. Bunlar tedavi sonrasında yapacağımız işlemler. Hasta için alacağımız önlemlere gelirse, hasta randevudan hemen önce gelecek erken gelirse dışarıda bekleteceğiz ve refakatçisiz gelecek, üçüncüsü de mümkün olduğu kadar yanında çantaydı, oydu buydu ıvır zıvır getirmeycek  eğer onları da getirirse biz bir torbanın içerisinde bekleteceğiz ve hastamıza geldiğinde hem el dezenfektanı hem ayakkabılarının da dezenfekte edilmesine gideceğiz. İlk anamnezi mümkünse telefonla alıyoruz biliyorsun hasta da geldiği esnada ateşini ölçerek bazı Covid’e yönelik anamnez formlarımızı uygulayacağız. Tedavi esnasında kişisel koruyucu ekipmanlarımızı tam olarak kullanacağız. Eğer 4 el çalışacaksak işlemin hızlılığı açısından önerilen bir tedavi yöntemi tabi ki yardımcımız da tamamen giyinecek. Yani biz yapıyoruz yardımcımız da biraz uzak duruyor böyle bir anlayış yok. Kişisel koruyucu ekipmanların doğru olanını doğru şekilde takıp çıkartmayı da zaten TDB web sayfasına girecek bütün dişhekimleri arkadaşlarımız görebilir. Bu konuda 7- 8 tane genelge biz TDB olarak yayınladık ki zaten dişhekimlerinin çoğu da bunu biliyor. Ama bu önlemleri aldıktan sonra da hasta bakmamızda herhangi bir sakınca yok.

KİŞİSEL KORUYUCU EKİPMANLAR HER DİŞHEKİMİNE ULAŞAMADI AMA ELİMİZDEN GELENİ YAPIYORUZ

Sunulan Covid koruyucu ekipmanlarına her dişhekimi aynı şekilde ulaşabiliyor mu?

Şimdi bu biraz önceki dekanlar konseyinde de konuştuğumuz bir konu. Bu konuda maalesef  belli bir süreç yaşandı. İlk başta kimse ulaşamadı bu kişisel koruyucu ekipmanlara. İkincisi neye ulaşacağını bilemiyordu insanlar. Hangi markaya ulaşacağını bilmiyordu. Daha sonra bildiğiniz gibi bunu devlet üstüne aldı, önce biz tek tek dağıtacağız dendi sağlık bakanlığı tarafından kurulmuş özel bir kuruluş vasıtasıyla ama dağıtılamadı çünkü çok geniş. Ben tabi sadece dişhekimleri için olan kısmını anlatıyorum. Sonuçta biz, TDB devreye girdik bunun sağlanabilmesi için gerekli organizasyonu yaptık ama mesala bu diyelim ki biz serbest çalışan dişhekimleri için.  Fakültelerde biliyorsunuz öğrenciler zaten yok bir tek uzmanlık öğrencileri ve öğretim üyeleri var. Onlar da shift sistemiyle geliyorlar. Onlara ilk önce İl Sağlık’tan alınacak dendi oraya sadece tıp fakülteleri tanımlanmıştı. Daha sonra dişhekimlikleri de tanımladı, oradan aldık. Yani sorunun cevabı ulaşamıyor. Çünkü biliyorsunuz iç piyasaya da veriliyor ama eğer kamuya ait kurumlardan da alamıyorsa bir fiyat düzensizliği var. 8.5-9.5 liraya satılan bir N95 maskesine tanesinin 55, 60, 90 liraya da alanlar var ama biz bu konuda da gerçekten herkesin aynı şekilde aynı fiyat stabilitesinde bu maskelerin ulaşması için elimizden geleni yapıyoruz. Şu anda özel iç piyasaya da satışa izin verildiği için ulaşmakta hala çok çok büyük sorun var. İnşallah daha da düzenli ve sabit fiyata satılacak bunlar.

ÖZEL VE KAMUNUN KENDİ İÇERİSİNDE VE HEM DE İKİSİNİN ARASINDA ÇALIŞMA AÇISINDAN ÇOK BÜYÜK FARKLILIKLAR VAR

Bu süreçte özel ve kamuda çalışan dişhekimlerinin görevleri, yapılan tedaviler ve hasta yoğunluğu açısından bir farklılık mevcut mu?

Şimdi zaten Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nun yayınladığı acil hasta bakma kapsamında, özelin kendi içerisinde veya kamunun kendi içerisinde hem de ikisinin arasında çalışma açısından çok büyük farklılıklar var. Aerosolsüz işlemlerden kaçınıldığı için hasta yoğunluğunda azalma var. Gelmeye korktukları için Covid pandemisi nedeniyle  hasta gelmiyor ya korkuyor ya da acil tedavisini öteliyor. Görevliler yapılan tedavileri zaten özetledi. Sadece acil tedavilere yönelik tedaviler yapılıyor. Dişhekimlerinin görevleri arasında da farklılıklar var. Özel dişhekimleri olarak baktığımızda, bazı dişhekimlerimiz bu acil tedavileri de mesela herhangi bir sistemik rahatsızlığı varsa ve ya yaşı itibariyle onları da yapmak istemiyorlar. Yapanlar da gerçekten haftanın belirli günleri gidip yapıyorlar. ADSM’ler, kamuya baktığımızda ise burada iki problemle karşılaşıyoruz. Biliyorsun bin küsür civarı dişhekimi filyasyon çalışmalarında ister masa başında olsun ister sürüntü alınma, filyasyon ekiplerinde görevlendirildi. Bir bu görevlendirilen arkadaşların özlük hakları ve kişisel korucu ekipmanlarında bazı problemler yaşandı sonra düzeltildi bu kamudaki arkadaşlarımızın yarısına yakını filyasyona çıktığında geride kalanların iş yükü biraz daha da değişti ve arttı şeklinde oldu ama hasta yoğunluğunun azalması nedeniyle bu çok da göze batmadı ama normal pandemi öncesiyle şimdi pandemi esnasında çok büyük farklılıklar var. Ben bir adım ileriye gidiyorum belki aşağıdaki sorularda vardır bilmiyorum sonraki halini ama pandemi sonrası da hiçbir zaman pandemi öncesi gibi bir çalışma düzeni olmayacak değişecek yani.

ÜLKEMİZDE EKONOMİK KRİZİN YANSIMASI OLARAK BİZE DE BÜYÜK ETKİSİ OLDU

Özelde ve kamuda çalışan dişhekimleri bu süreçten nasıl etkilendi ?

Şimdi, iki şekilde etkilendi. Bir Covid açısından alalım. Biliyorsunuz hasta bakımı esnasında Covid nedeniyle 3 tane dişhekimi, iki hatta üç diş diş teknisyeniyle iki klinik yardımcı arkadaşımız Covid nedeniyle vefat etti. Toplamda 150 civarında Covid pozitif çıkan dişhekimi, diş teknisyeni arkadaşımız oldu. Bu pandeminin direkt etkilemesi sebebiyle. Gelelim nasıl etkilendi?  Şimdi hem özel hem kamuda hasta yoğunluğu azaldığı için biliyorsun özelde zaten hastadan para aldığınız bir hizmet, yaptığınız tedavi karşılığı. Kamuda da performans sistemi vardı. Ama performans nedir? Bakılan hasta üzerinden kazanılan ve dağıtılan para döner sermaye. Özellikle arkadaşlarımız acil hasta dışında hasta bakamıyor bir defa. Çok büyük bir ekonomik darboğaza gidildi. Önümüzü de şöyle göremiyoruz; şu anda dolar yükseldi ve hasta ne zaman bakılacak onlar belli değil. İkincisi, nasıl etkilendi özeldeki arkadaşlarımız? Yanlarında çalışan kişiler vardı onlara kısa çalışma ödeneğinden bazılarına bir ücret temin edilebildi ama bu kişilerin de yaşamlarını destekleyebilmek açısından yine onlara da bir ücret ödeniyor. Üçüncüsü SGK primleri vardı, borçlar vardı, malzeme aldığız firmalara borçlarınız var. Bunlar için kredilendirmelere gidildi fakat bu krediler de ödenecek. Önümüzdeki süreçte gelecek hasta potansiyelinin ekonomik yansımasını da düşündüğünüzde çok zor bir süreç bekliyor. Üniversitede de mesela ben üniversitede öğretim üyesiyim bildiğin gibi. Biz ödemekle yükümlü olduğumuz denge tazminatları var. Döner sermaye girdimiz olmadığı için ödeyemez duruma geldik bu ay içerisinde yani 4-5 gün öncesinde denge tazminatları ödenmesi yönünde yeni bir genelge geldi. Bu süreç evde kalma zorunluluğu yansıması olarak gerçekten kamu ve özel tüm dünyada bunu tüm dünyaya genişletiyorum; tüm dünyanın karşılaştığı çok büyük ekonomik krizin yansımaları olarak ülkemizde, bize de büyük bir etkisi oldu. 

YAZ DÖNEMİ YA DA AKŞAM 5’TEN SONRA EĞİTİM DEVAM EDEBİLİR

Dişhekimliği fakültelerinde de eğitime ara verildi. Özellikle pratiğe dayalı olan dişhekimliği eğitim ve öğretimi konusundan bu kaybın telafisi nasıl yapılabilir?

Evet şimdi buraya kadar ki soruları dekanlar konseyinde de konuştuk. Çok büyük bir problem. Buradaki problem ne? Bunu bir öğretim üyesi olarak cevaplarsam daha doğru olacak sadece TDB başkanı olarak değil de. Pratiğe dayalı dişhekimliği eğitimi çok ekstra problem yarattı şimdi buradaki problemin bir temeli YÖK’ün 12 Mayıs’a kadar dişhekimlerinin eğitiminin standardizasyonunu konusunda fakülte üniversite senatosuna, üniversite senatosu da fakülte yönetim kuruluna bırakmıştı. Eğitimin nasıl olacağı tabi çok büyük bir karmaşa yarattı. Bir kararsızlık dönemi yaşadık. Daha sonra uzaktan eğitim yapıldı, bu yapıldı vs. Şimdi burada iki problem çıkıyor bildiğiniz gibi soru da çok güzel özellikle pratik. Yani bişeyi bakın bu böyle yapılır demek başka onu yapıp dokunabilecek öğrenmek çok farklı. Bu dönemde 5. sınıfları sonra söyleyeceğim hariç tutarak. Daha alttaki sınıftaki stajyer arkadaşlarımıza belki biraz da süreyi uzatarak  mesela aksam 5’ten sonra eğitim olsun,  yaz dönemi olsun gibi bu arayı önümüzdeki eğitim döneminde kapatabiliriz. Ama bunu da kapatabiliriz derken yine bir problemle karşılaşıyoruz. Hem eskisi kadar rahat hasta bakılacak mekanlar olmayacak Covid nedeniyle hem de bu artan kontenjanla gelen o kadar kalabalık bir öğrenci grubuna hem az hasta alacağız hem daha çok hasta bakmayı düşünüyoruz arayı kapatmak için. Bu bir çelişki böyle bir şey olamayacak. Bunun için de dediğim gibi özellikle daha alttan gelecek arkadaşlarımız için kontenjanları düşürülmesi gerektiğini anlatacağız. Tabiki mezun olan arkadaşlarımızın da eğitim hakları engellenemeyeceğine göre hem insan haklarına hem de bizim anayasamıza göre hangisi olursa olursun meşru bir sebep de olabilir. Ortak görüş yok ama her fakülte bazı önlemleri düşünüyor. Mesela nedir bunlar? Eğer normalleşme süreci Haziran, Temmuz gibi olursa arkadaşlarımız mezun olsa bile gönüllülük esasına üzerine yazın gelip kliniklerde çalışabilirler. 12 Aralık’ta Dişhekimliği Uzmanlık Sınavı var. Ondan önce gelip çalışabilirler. Mesela biz TDB olarak dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibi mezuniyet sonrası bir muayenehanede de çalışılabiliyor biliyorsun. TDB’de sürekli diş eğitimi kredilendirmesi var belki bu mezun olacak arkadaşlarımıza bu kredilendirme üzerinden de bir yardım yapılabilir. Ya da mezun olurlar, ben şuna inanıyorum öğrenci arkadaşlarınız %1’ in içerisinde üniversite kazanmış arkadaşlarınız. Neyin kendilerine yetip meslek hayatında neyin yetmeyeceğini tartacak kapasitedeler. Onların alacakları karara ben dişhekiminin yanında çalışayım, ben ağız diş sağlığında bir stajımı tamamlayayım, ben fakülteme döneyim orada tamamlayayım bu kararı öğrencilerimizin de alabileceğine inanıyorum. Burada şunu atlıyoruz normal koşullarda mezun olsak bile bazılarımız bazı stajlarda istediğiniz eğitimi tatminkar olarak alamıyoruz sonra ne yapıyoruz tanıdığımız bir dişhekiminin yanında daha tecrübeli bir dişhekiminin bir polikliniğin yanında bu arayı kapatmaya çalışıyoruz. Bu Covid nedeniyle eğitim arasında demin saydığım üç dört tane yöntemle ben kapatılacağına inanıyorum. Sonuç olarak yetkin olarak yetişmeniz bizim de sorumluluğumuz bu konuda ben inanıyorum ki üstümüze düşeni yapacağız.

15 HAZIRAN’DA DİŞHEKİMLERİ KADEMELİ OLARAK HASTA BAKMAYA BAŞLAYABİLİR

Normalleşme süreci ile beraber çeşitli kurumlar kademeli olarak işbaşı yapıyor. Dişhekimlerinin göreve başlama zamanı sizce ne zaman olmalı?

Ne zaman olmalı? Benim kendi fikrim olacak ama ne zaman olacağını dün geceden beri olan bazı gelişmelerle ilgili cevaplayacağım. Dün gece derken dün akşam bana bir kamu hastanesinde normalleşme sürecine geçince nasıl hasta bakılacağına dair bir genelge iletildi. Ben de Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’ ndaki sayın dişhekimi hocamızLA, görüşmeler yapıyoruz tabi ki, ondan aldığımız bilgiye göre de Cumhurbaşkanlığı Normalleşmeye Danışma Kurulu diye bir kurulumuz da var biliyorsun. Bu iki kurul  normalleşme sürecinin her meslek grubu için nasıl olacak konusunda toplantılar yapıyor. Bu bayramdan sonraki süreçte de özelde, fakültelerde ve kamu hastanelerinde tedavilerin başlanacağı, efektif tedavilere dönme süreci için çalışmalar yapılıyor. Dün bize kamu hastaneleri için bir yazı ulaştı tabi doğruluğunu teyit edemedik maalesef. Bu dönemde böyle feyk haber mi diyorsunuz? Yanlış haber yanlış duyumlar hep çıkıyor biliyorsunuz bir öncesinde de 1 Eylül’de bakılacak diye bir haber çıkmıştı kültür bakanı yayında yalanladı sonra. Ben devlet açısından söylüyorum 15 Haziran civarında kademeli olarak, tıp fakülteleri buna geçiyor kademeli hasta bakmaya, dişhekimliğinde de böyle bir karar çıkabileceğini düşünüyorum. Eğer Atilla Stephan Ataç’ı soruyorsan, benim bu konudaki kişisel fikrim farklı. Şöyle bu sayıların düşmesi, azalması, vefatların azalması, yoğun bakım hastalarının azalması acaba normalleşme sürecimize geçmemiz için bir işaret mi? Bence değil.  Çünkü şöyle söyleyeyim bu şu anda herkesin dilinde ikinci dalga, üçüncü dalga falan. Şimdi ben bunun dalga olarak değil de bu olayı düşürüp küçülten önlemlerin bazı sebeplerin hızlıca kaldırılması; eğer toplumun hepsi belli kurallara uyarsa doğru. Fakat pratikte sadece bir kişinin değil, Türkiye’deki kişileri örnek veriyoruz. Yok o maskesiz çıkmış yok pazar yerine doldurulmuşuz.Bu yurtdışında da böyle. Yurt dışında Miami’de mesela toplu bin-bin beş yüz kişi plajda parti verenler var, Cannes’da denize girenler var. Futbol maçı yapanlar var. Bu yani insanlar eğer bu işin bilincini almaz; temizlik, sosyal mesafeyi koruma ve maske takma alışkanlığını pandemi bitti diye bırakırlarsa 2., 3., 5., 10. dalga gelir. Bu bağlamda yapılmış bir çalışma var. Diyor ki; pandemi sürecinin bitmesi son pozitif vakanın görüldüğü günden 14 gün sonra ancak bitti diyebilirsiniz yani yeni vaka görülmezse. Biz dişhekimleri için demiyorum ben çünkü dişhekimleri gerekli bütün önlemleri alabileceği için ve tıp da olduğu için bizim biran önce tedaviye başlamamız gerekir diye düşünüyorum çünkü tedaviler ötelenemez bu bir sağlık sorunu. Ama her şeyin normale dönmesi, bilmiyorum kişisel olarak bana çok doğru gelmiyor bana şu aşamada. Ama 15 Haziran’dan sonra gibi sanki dişhekimleri için normalleşme süreci başlayacak.

TOPLUMCU, HALKÇI, DAYANIŞMAYA DAYALI BİR DÜNYA KURULACAĞINA İNANIYORUM

Normalleşme sürecinde dişhekimliğinde her şey eskisi gibi mi olacak ya da neler değişecek?

Şimdi sorunu daha global, geniş bir cevap vereyim. Bir defa, Covid’ten sonra yeni bir dünya düzeni kurulacak bu kesin. Şöyle söyleyeyim; 1. ve 2. Dünya Savaşı'ndan sonra baktığında dünya savaşlarından sonra bütün dünyadaki ekonomik, siyasal, kültürel ve sosyal düzenler değişti. Ben Covid’i bir 3. Dünya Savaşı gibi görüyorum. Toplumcu, halkçı, dayanışmaya dayalı bir dünya kurulacağına inanıyorum. Ekonomik olarak da kendi öz kaynaklarımızın ne kadar önemli, kendi milli üretimimizin ne kadar önemli ve dışa bağımlı olmamamız gerektiğini sadece biz değil bütün dünya ülkeleri öğrendi. Bir maskeyi dışarıdan alıyorsan bittin. Vermiyorlarsa ne yapacaksın? Dişhekimine gelince dişhekiminde de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ya da şöyle düzeltiyorum aslında daha önceden, eskiden yaptığımız gibi yapacağız. Bakın Covid diyoruz ama tüberküloz, sars, mers, hepatitb-c. Biz bunlara karşı da her hasta enfektedir diye önlem almıyor muyduk ? Ama bunların görülme süreci azaldığı için biz maskesiz, üstünde normal kıyafetinle mesela hocasın gelip hasta bakıp yemek yiyorduk. Bunları yapmayacağımız öğretilmişti hepimize. Covid bize bu bilgileri hatırlattı. Dedi ki, ’ Bir dur. Sen yanlış davranmaya başladın. Önceden daha düzgün davranıyordun.’  Dişhekimliğinde sadece Covid için değil 2011 yılında biz dezenfeksiyon, enfeksiyon, sterilizasyon kongresine gittiğimizde Rahime Nohutçuoğlu hocamızın, bizim Hacettepede perioda, çok güzel bir slaytı vardı. 2010 ya da 2011’den bahsediyorum. Bir dişhekimi çalışıyor bütün slayt kıpkırmızı. Hoca konuşmaya şöyle başladı bu gördüğünüz kırmızılar hastanın ağzından çıkan su damlacıkları. 10 sene önce bu söylenmiş. Bunları hatırlayacağız ve gerçekten nasıl ki dünya düzeni eskisi gibi olmayacaksa dişhekimliği de eskisi gibi olmayacak. Aerosolün ne olduğunu bize bir hatırlatı Covid. Dedik ya aerosol var dikkatli çalış onun için kişisel koruyucu ekipmanlarımızı kullanarak belki ekstraoral emiciler havalandırma sistemlerini kullanıp, kliniğimizden önlüğümüzle çıkıp evimize toplumumuza karışmamayı öğreneceğiz dimi veya karşımıza gelen kişi yanımıza gelirken bazı şeyleri yapmaması gerektiğini öğrenecek. Çok basit biz bazen küçümser ya da bazen işte gülerdik dimi kendi aile büyüklerimize gittiğimizde anneanne babaannelere kolonya verirlerdi dimi belki siz de gülüyordunuz biz de.  Bak ama noldu demek ki bir el hijyeni varmış eskiden bunu bize hatırlattı. Onun için hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Ben buna eminim.

Kaynak: http://www.medikritik.com/roportaj/prof-dr-atilla-stephan-atac-ile-covid-19-pandemisi-ve-normallesme-surecinde-dis-hekimleri