25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI
ULUSLARARASI MÜCADELE GÜNÜ


Her üç kadından birinin fiziksel, psikolojik ya da ekonomik şiddete maruz kaldığı ülkemizde 2019'un ilk 10 ayında 390 kadın erkekler tarafından öldürüldü. Kadın cinayetleri 14 yılda 4 kat arttı.

Sorunun temel nedeni, ülkemizde okulda, evde, sokakta, her alanda ileri seviyede yaşanan kadın erkek eşitsizliği ve ayrımcılığıdır. Bunu görmezden gelerek herhangi bir çözüme ulaşmak mümkün değildir.

Kadına yönelik şiddette etkin yasaların olmaması, olanların uygulanmaması, koruma tedbirlerinin yetersizliği, cezaların caydırıcı olmaması, katillerin ceza indirimleri alması çözümsüzlüğü daha da arttırıyor. 

İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ve Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’ne taraf olmuş devlet; her kadının can güvenliğini, beden dokunulmazlığını, haklarını ve sağlığını korumakla yükümlüdür. Bu bağlamda 6284 sayılı Koruma Kanunu ve İstanbul Sözleşmesi  gerektiği gibi işletilmelidir. Cinsiyet ve cinsel yönelim eşitliğini esas alan yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

Fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik boyutları ile büyük bir toplumsal sorun haline gelen şiddeti azaltmanın yolu, öncelikle toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak ve kadınların sosyal konumlarını yükseltmekle birlikte, şiddeti onaylayan ve meşrulaştıran zihniyete karşı koymaktan geçer.

Şiddeti önleme stratejileri uzun süreli ve kalıcı kazanımlar için bütüncül olmalıdır.

Bu noktada devletin tüm ilgili kurum ve kuruluşlarını samimiyetle sorunu çözmek için göreve, toplumun her kesimini kadınların mücadelesine destek vermeye çağırıyoruz.

Türk Dişhekimleri Birliği