TDB 25.ULUSLARARASI DİŞHEKİMLİĞİ KONGRESİ
MESLEK SORUNLARI SEMPOZYUMU YAPILDI

TDB 25.Uluslararası Dişhekimliği Kongresi kapsamındaki Meslek Sorunları Sempozyumu, 3-4 Eylül 2019 tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi’nde yapıldı.

Sempozyumda; TDB Merkez Yönetim Kurulu Üyeleri ve Dişhekimleri Odaları Başkan ve Yöneticileri ile  ayrıca oluşturulan  iki Çalışma Grubu mesleğin sorunlarını masaya yatırdı.

TDB Merkez Yönetim Kurulu ve Oda Yöneticileri Toplantısı gündeminin sona ermesinin ardından Meslek Sorunları Sempozyumunun son günü Çalışma Gruplarının raporları görüşüldü.

Gündem;

  1. Her türlü platformda, özellikle sosyal medya üzerinden yapılan paylaşım ve reklamlar konusunda yapılması gereken yeni düzenlemelerin belirlenmesi.
  2. Sağlık turizminde gelişen konular hakkında bilgilendirme.
  3. 21 Haziran 2019 Tarihli ve 30808 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik" neler getiriyor?
  4. Tabela standartlarında günümüz koşullarına göre belirlenecek standartlar.
  5. TDB Uluslararası Kongre ve Fuar Yönergesinde yapılan değişiklikler. 
  6. Dişhekimliği Fakültelerinin sayısı ve kontenjan artışının  ülke kaynakları ve dişhekimliği mesleği üzerine olumsuz etkileri.


Çalışma Gruplarının Konuları;

  1. ‘Dişhekimliğinde Uzmanlığın Kanunla Belirlenmesinden Sonra Dişhekimliği Ulusal Çekirdek Eğitiminin; Dünü, Bugünü, Yarını.’
     
  2. ‘Sağlıkta Şiddet ve Önlenmesi’


Çalışma Gruplarının raporlarının görüşülmesinden sonra hazırlanan Sonuç Bildirgesi kabul edildi.

***

TDB 25.ULUSLARARASI DİŞHEKİMLİĞİ KONGRESİ
MESLEK SORUNLARI SEMPOZYUMU

TDB MERKEZ YÖNETİM KURULU VE ODA YÖNETİCİLERİ TOPLANTISI
 (3-4  Eylül 2019 -  İstanbul)

SONUÇ BİLDİRGESİ

Çeyrek yüzyılını dolduran Uluslararası Kongre geleneğimize bir halka daha eklerken meslek sorunlarımıza dair yoğun bir gündem içindeyiz.

İnsan gücü planlaması yapılmadan, fiziki ve akademik altyapıları oluşturulmadan öğrenci kontenjanları şişirilmiş çok sayıda dişhekimliği fakülteleri açılmakta. İçi boşaltılmış bir eğitim sistemi sebebiyle yetkinleşemeden mezun olan dişhekimleri uzmanlığa özendirilmekte, mesleki olarak kendilerine güvenmediklerinden mezuniyet sonrası sermayenin çalışanı durumuna düşmektedirler.

Meslek Birliğimizin, Sağlık Bakanlığı ve YÖK ile yaptığı tüm görüşmelere rağmen sayıları günden güne artan meslektaşlarımızın ülkemizdeki kontrolsüz kapitalist politikaların sağlığı hızla ticarileştirmesi sonucu olarak, fark edilir olmak veya diğer meslektaşlardan bir adım öne çıkmak için yaptıkları gizli veya açık reklamlar, özellikle sosyal medya aracılığıyla artarak devam etmektedir. Bu durum halkın yanlış bilgilendirilmesine, mesleğimizin değersizleşmesine ve haksız rekabete sebep olmaktadır. Bu durumdan çıkış yolunun etik değerlere bağlı kalmak ve eğitim sürecinde eksik kaldığına inandığımız mesleki etik derslerinin içeriğinin geliştirilmesi olduğuna inanıyoruz.

Kamuda ise Sağlıkta Dönüşüm Projesi ile hayata geçirilmiş olan performans sistemi tüm yıkıcılığıyla uygulanmaktadır. Özlük hakları ve çalışma koşulları anlamında çok sayıda sorun yaşayan kamuda çalışan meslektaşlarımızın tükenmişlik sendromu içinde bulunduklarını görmekteyiz. Neredeyse bant sistemine dönüştürülen niteliksel değil, niceliksel uygulanan hizmetten kaynaklanan sorunlar sebebiyle hastalara nitelikli sağlık hizmeti verilememesi hasta ile hekimi karşı karşıya bırakmaktadır.

Yetersiz eğitim, sosyo-ekonomik ve toplumsal kaynaklı sorunlar toplum ruh ve beden sağlığını olumsuz etkilemektedir. Bu çerçevede sağlıkta şiddetin toplumsal sorunlardan bağımsız değerlendirilemeyeceği açıktır. Toplumda her alanda yükselmekte olan şiddetin sadece yasa ve cezai yaptırımlarla önlenmeyeceğini, toplumsal eğitimin ve sosyo-ekonomik dengelerin düzeltilmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Her türlü şiddetin olağanlaştırılmasına kesinlikle karşı çıkıyoruz.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Sağlık Bakanlığı ve YÖK’ü dişhekimliğinin geleceği konusunda meslek örgütümüzle diyalog içinde olmaya çağırıyoruz. Halkımızın genel sağlığı ile birlikte ağız ve diş sağlığının iyileştirilmesi için koruyucu önleyici çalışmalar artırılarak tüm sağlık bileşenleri ile ortak çalışmanın gerekli olduğunu düşünüyoruz. Tüm sağlık hizmetlerinin özelden satın alındığı sistemde, ağız diş sağlığı hizmetlerinin özelden alınmayışı önemli bir eksikliktir.

Meslek paydaşlarımızdan yerli dental üretim sektörünün ekonomik kriz sebebiyle halkımızın alım gücünün düştüğü şu dönemde özellikle desteklenmesi gerekmektedir.

Eşitlikler, özgürlükler ve temel hakların her gün biraz daha yok edildiği bir süreçten geçmekteyiz. Demokratik geleneklerle görev yapan Türk Dişhekimleri Birliği olarak ülkemizin tüm kademelerinde demokrasinin eksiksiz uygulanmasını her zaman talep etmekteyiz.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.