TDBD 171.SAYI BAŞYAZI
Güçlü Bir Geleneği Devraldık Yarına Taşıyacağız

 

Saygıdeğer Meslektaşlarım,

TDB Olağanüstü Genel Kurulu sonucunda oluşan Merkez Yönetim Kurulu’ndaki üyelerimizin oybirliğiyle seçilmiş TDB Genel Başkanı sıfatıyla bu yazıyı kaleme alıyorum. Olağanüstü Genel Kurul’umuza katılan tüm oda başkanları ve delegelere meslek örgütümüze sahip çıktıkları için tekrar teşekkür ederim.

Bazı kelimeler sadece slogan değildir, özlerinde derin anlam ve hedefler içerirler. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutladık, tüm emekçi dişhekimi arkadaşlarımızla beraber. İşte delegelerimiz de herkesin beklediği bu birlik ve dayanışma için oylarını kullanarak bizlere örgütümüzün isminin son kısmını, “Birlik” kelimesini hatırlattı. Öncelikle meslek örgütümüzü artık kısır kişisel tartışmalardan çıkarıp mesleğimizin tüm bileşenleriyle sadece ulusal değil uluslararası arenada da söz sahibi, etkin bir meslek birliği konumunda tutmalı ve etki alanını fiilen genişletmek için çalışmalıyız.

2011 yılının başından beri ‘4. Sanayi Devrimi’ veya ‘Endüstri 4.0’ diye adlandırılan değişim yaşanıyor. Üretimde siber fiziksel sistemler zihinsel, mekanik ve sanal üretim süreçleriyle yapay zeka, genetik inovasyon, robotik, nanoteknoloji ve sentetik biyoloji gibi gelişmeler olurken teokratik kökenli ‘alternatif tıbbi uygulamalar’ ve tıbbı  reddedişler de karşımıza sülük tedavileri, aşı, flor ve ilaç karşıtı kampanyalar gibi görünümlerle çıkıyor. Meslek örgütleri eğitim, sağlık çalışanı istihdamı, halk sağlığı, sağlık çalışanına şiddet, sağlıkta dönüşümün olumsuz yansımaları sorunlarının yanında bu gelişmelerle de mücadele etmek zorunda kalıyor.

1219 sayılı Yasa’nın bize verdiği dişhekimliği yetkinliği ve eğitim niteliğinin oluşturulan ‘de facto’larla bozulması ve uzmanlıklarla daraltılması eğitim alanında önemli sorun olarak ortaya çıkıyor. Fakülte sayısı ve öğrenci kontenjanlarında ülke ihtiyaçları dikkate alınmadan yapılan artışlar mesleğimizin geleceği için en büyük tehlikelerden biridir. Genç meslektaşlarımız çalışacak alan ve tedavi edecek hasta konusunda karamsar bir tabloyla karşı karşıyalar.

Son günlerde SGK ödemelerine de yansıyan, çeşitli platform ve derneklerce de gündeme getirilen dişhekimi-uzman dişhekimi yetkinliği tartışması da gündemimizin bir parçası oldu. Dişhekimlerinin yetkinliği 1219 ve 3224 sayılı yasalarda olmayan bir şekilde uzmanlık/doktora müfredatıyla sınırlanıyor. Diğer taraftan, kontrolsüz, tamamen sermaye odaklı ve  3-4 yıllık eğitim süreçlerinin 1-2 günde sertifikalarla verildiğinin iddia edilmesiyle uğraşıyoruz.

TDB’nin ve Odalarımızın bilimsel etkinlikleri de artan sermaye kökenli faaliyetlerle katılım, etkin konuşmacı ve sponsorluk açısından tehlikede. Büyük firma birliktelikleri ve eğitimle kamufle edilmiş kar odaklı dernekler, yerel bazlı çalışmalarını ülke genelinde büyük fuarlarına bilimsel kısımlar da ekleyerek genişletiyorlar. Bu çabalarıyla meslek örgütümüze “siz dişhekimlerine ulaşmakta zorlanıyorsunuz ama biz mali gücümüzle önünüze geçeriz” diyorlar adeta.

Ülkemizin bulunduğu coğrafya nedeniyle yaşadığı sorunlara bir de dünyada ABD’nin tek süper güç olarak kalma çabasının sonucu oluşan krizlere, ekonomik dar boğazlara ve insan kayıplarına bakarsak 1914, 1929, 1939 ve 1987 yıllarını yaşayanlarla aynı karamsarlığı paylaşıyor olmalıyız.

Ama hayır, bu Cumhuriyeti kuran başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm silah arkadaşlarının Samsun’a çıkışının 100. yılında şimdiye kadar bu ülke için canını veren herkese olan borcumuzu yerine getireceğiz. Meslek örgütü olarak tüm ülkeye yayılan odalarımıza kayıtlı üyelerimizle yapacağımız çok işimiz var.

Gücümüzü bileceğiz, FDI ve ERO içinde daha aktif rol alacağız. Prof.Dr. Taner Yücel’in geçtiğimiz günlerde ERO Genel Sekreterliğine seçilmesi de bu alanda TDB’nin uzun süreli çabalarının güzel bir sonucu oldu. Kongrelerimiz son yıllarda odalar arasında başarı üzerine odaklanmış bir tatlı rekabetle her defasında daha başarılı oluyor. Evet, belki de tüm dünya fuar ve organizasyon takvimine girecek bir kongrenin zamanı geldi. Şartlar bizi bu takvimi belirlemeye zorluyor.

Bizler yola çıkarken % 100 başarı hedefiyle planlarımızı yaparız, bilimsel çalışmalarda da böyle planlanır. Elbette bu her zaman istediğimiz oranda gerçekleşmez; enerjimizi verimli kullanmak adına hedeflerimizi sonuç alabilecek şekilde, mücadele edilecek alanları azaltacak bir gerçekçilikle belirlemeliyiz. Türk Dişhekimleri Birliği kurulduğundan bugüne ülke ve meslektaşları için her türlü mücadeleyi vermiştir ve verecektir.

Son olarak yazımda geniş zaman kipi kullanmaya özen gösterdim çünkü biz bu bayrağı önceki dönemlerden aldık; sonraki dönemlere daha ileriye taşımaları için bırakacağız.

Prof. Dr. Atilla Stephan Ataç
Türk Dişhekimleri Birliği
Genel Başkanı

TDBD 171.sayı için tıklayınız…