SAĞLIK EMEK VE MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN ORTAK AÇIKLAMA
Sağlık Çalışanlarının Mesleki Sorumlulukları Yerine Getirmesi Yargılanamaz!

2016 yılında Cizre'de sokağa çıkma yasakları sürerken sığındıkları bodrumlarda sağlık hizmetine ihtiyaç duyan insanlara yardım etmek üzere ambulansla yola çıkan sağlık çalışanlarının 28 Eylül 2018 tarihinde Mardin'de başlayacak duruşması öncesi, meslektaşlarına destek vermek amacıyla sağlık emek ve meslek örgütlerinin düzenlediği ortak basın toplantısı, 19.09.2018 tarihinde Türk Tabipleri Birliği toplantı salonunda gerçekleştirildi.

TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman ile Merkez Konseyi üyesi Dr. Selma Güngör, Türk Dişhekimleri Birliği Genel Başkanı Dr.A.R  İlker Cebeci, SES Genel Sekreteri Dr. Pınar İçel ve SES Kadın Kolu Sekreteri Selma Atabey'in katıldığı toplantıda, ortak açıklamayı TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman okudu.

İnsan yaşamını büyük bir adanmışlıkla her şeyin önünde tutan, insan sağlığını öncelemeye özen gösteren sağlık çalışanlarının, mesleki sorumluluklarını yerine getirmek istediklerini yargılanacaklarına dikkat çeken Adıyaman, “Biz mesleki sorumlulukların yerine getirilmesini, mesleki özerkliği korumayı, mesleği insan yaşamını ve hastaların haklarını koruyarak yerine getirme ilkelerini savunan, koruyan, sağlık meslek birlikleri ve örgütleri olarak mesleklerinin gereğini yerine getiren sağlık çalışanlarının yargılanmalarını mesleki ilkelerimize aykırı buluyoruz. Sağlık çalışanının ihtiyacı olana yardım etme çabası yargılanmamalıdır. Tüm kamuoyunu arkadaşlarımıza destek vermeye ve yaşam hakkından yana olmaya çağırıyoruz” diye konuştu.

Haberin videosu için tıklayınız

19.09.2018

BASIN AÇIKLAMASI

SAĞLIK ÇALIŞANLARININ MESLEKİ SORUMLULUKLARI YERİNE GETİRMESİ YARGILANAMAZ

İnsan sağlığını korumak geliştirmek ile görevli sağlık çalışanlarının hemen hepsi mesleklerine başlarken ettikleri yeminlerle topluma karşı mesleklerini hangi ilkeler ışığında yürüteceklerine dair söz verirler. İnsan yaşamına en üst düzeyde saygı göstermek mesleklerimizi uygularken gözettiğimiz temel ilkedir. Bu nedenle yaş, hastalık ya da engellilik, inanç, etnik köken, milliyet, cinsiyet, ırk, politik düşünce, cinsel yönelim, toplumsal konum ya da başka herhangi bir özelliğin hastalarımızla aramıza girmesine izin veremeyiz. Tıbbi bilgimizi ve becerimizi hastalarımızın yararı için kullanırız. Toplum yeminimizin farkındadır ve bizlerin bu yeminlerin içeriklerine uygun davranacağımıza olan güvenle bizden yardım ister, kendini, bedenini bize teslim eder ve en gizli sırlarını bizimle paylaşır.

Mesleklerimizin bize yüklediği bu sorumluluğu ancak, yaşamımızı insana adadığımızda, hastaların sağlığını ve onurunu en üst düzeyde koruduğumuzda, hastalarımızın haklarına saygı duyarak, mesleğimizi özerk biçimde, vicdanımızla ve onurumuzla sürdürdüğümüzde yerine getirebiliriz. Bu nedenle çeşitli zamanlarda egemen politikalar, ön yargılar, çıkarlar,  mesleğimizi ilkelerine uygun olarak uygulamamızı engellemeye çalıştığında tüm güçlüklere karşın görevimizi yerine getirmeye devam ederiz.

Gezi eylemleri sırasında yaralananlara ilk yardım desteği sağlayan biz sağlık çalışanları ve kurumları bu nedenle yargılandık. Bizden yardım isteyen insanlarla aramıza mahkemeler ve yönetmelik değişiklikleriyle girmeye çalıştılar. Yardım bekleyen bir hastaya hangi sağlık çalışanı duyarsız kalabilir ki? Aynı sorumluluğu Kocaeli, Van depremlerinde; Soma, Ermenek katliamlarında da yerine getiren yine bizdik.

Bir hastanede 18 yaş altındaki gebe çocukların bildiriminin yapılmadığını bir sosyal hizmet uzmanı nasıl rapor etmeden çalışmaya devam edebilir. Bu duyarlılığı ödüllendirileceğine ne yazık ki görev yeri değiştirildi ve kendisine dava açıldı. Ama biz hepimiz biliyoruz ki bu meslek onuruna uygun, saygın davranış on sekiz yaş altındaki gebe bildirimlerinin daha düzenli yapılmasını sağladı.

30 Ocak 2016 da  Cizre’de sokağa çıkma yasağı ve çatışma nedeniyle sığındıkları bodrumlarda yaralı, aç, susuz kalmış insanların yardım çığlıklarına duyarsız kalamadığı için yola çıkan on dört sağlık çalışanı  bir ambulansla yola çıktı. Ama yardım etmeleri engellendi ve sonuç olarak yüzlerce kişinin ölmesine tanık olduğumuz günler yaşandı. İnsan yaşamını büyük bir adanmışlıkla her şeyin önünde tutan, insanın sağlığını öncelemeye özen gösteren sağlık çalışanları ne yazık ki 28 Eylül 2018 tarihinde Mardin’de yargılanmaya başlanacaktır.

Biz mesleki sorumlulukların yerine getirilmesini, mesleki özerkliği korumayı, mesleği insan yaşamını ve hastaların haklarını koruyarak yerine getirme ilkelerini savunan, koruyan, sağlık meslek birlikleri ve örgütleri olarak mesleklerinin gereğini yerine getiren sağlık çalışanlarının yargılanmalarını mesleki ilkelerimize aykırı buluyoruz. Sağlık çalışanının ihtiyacı olana yardım etme çabası yargılanmamalıdır.

Tüm kamuoyunu arkadaşlarımıza destek vermeye ve yaşam hakkından yana olmaya davet ediyoruz.

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ (TTB)
TÜRK DİŞHEKİMLERİ BİRLİĞİ (TDB)
SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET EMEKÇİLERİ SENDİKASI (SES)
DEVRİMCİ SAĞLIK İŞ SENDİKASI (DEV-SAĞLIK İŞ)
TÜM RADYOLOJİ TEKNİSYENLERİ VE TEKNİKERLERİ DERNEĞİ (TÜMRAD-DER)

HABER GÖRSELLERİ