TIBBİ İDDİALAR ARAŞTIRILMADAN HABER YAPILMAMALIDIR;
MAGAZİNSEL YAKLAŞIMLAR OLUMSUZ SONUÇLAR DOĞURUR

05.02.2018 tarihinde Show TV ana haber bülteninde yayınlanan  “5 ay boyunca dişinde bir iğneyle yaşadı” başlığıyla verilen haberle ilgili  olarak söz konusu yayın kuruluşuna bir yazı gönderilerek “Öncelikle haberciliğin temel kuralı hakikatin aranmasıdır ve bu ancak yansız bir tutumla yapılabilir. Yasal kurallar bir yana, mesleğin etik kuralları, bir haberin sunulmasından önce tarafların görüşünün alınması ve bu görüşlerin haberde adil bir biçimde verilmesini gerektirir. 05.02.2018 tarihinde sunduğunuz haberde bu temel ilkeye uymadığınız görülmektedir. Belki de bu sebeple, haberin bilimsel içeriğinin topluma neredeyse tamamen yanlış olarak sunulması söz konusu olmuştur.” denilmiştir.

Tıbbi konuların magazin yaklaşımıyla ele alınması toplumun bu alandaki değerlendirmelerinin gerçeklerden uzaklaşmasına yol açabileceği gibi büyük fedakârlıklarla mesleğini yapan dişhekimlerine de, en hafif deyimle, hürmetsizlik olduğunun ifade edildiği yazımızda, Türk Endodonti Derneği ile birlikte oluşturulan bilimsel görüş sunularak, haberde gerekli düzeltmelerin yapılması istenmiştir.

Sorumlu habercilik anlayışı gereği, haberin yarattığı tahribatın düzeltilmesine olanak sağlanması bakımından aynı yayın kuşağında Türk Dişhekimleri Birliğine söz hakkı verilmesini ve bundan sonra yapılacak benzer haberlerde bilimsel değerlendirmelerimizden yararlanılmasını bekliyoruz.

Türk Dişhekimleri Birliği

Ek: Bilimsel görüş ( 1 sayfa)

***  

BİLİMSEL GÖRÜŞ          

Geçtiğimiz günlerde bir televizyon kanalında, hastanın dişinde iğne unutulduğu belirtilerek bu durum “dehşet” olarak nitelenmiştir.

Bir mesleki disiplinle ilgili haber yapılırken, dişhekimleri olarak, program yayınlanmadan önce, bir uzman ile görüşülüp konu hakkındaki görüşlerinin alınmasını ve programa dâhil edilmesini dilerdik. Bu yapılmadığı için, olgu tek taraflı ve mesleğimizi rencide eder bir şekilde yansıtılmıştır ve düzeltme yapılması gerekir. En azından dişhekimlerinin bakış açısından olgunun değerlendirilmesi konuya daha bilimsel nitelik kazandıracaktır. Bu nedenle, aşağıdaki bilgilerin paylaşılmasında yarar görülmüştür.

Komplikasyonlar her tür tıbbi müdahalede meydana gelebilecek istenmeyen sonuçlardır. Önde gelen mesleki kitaplarda, komplikasyonların en deneyimli ellerde bile meydana gelebileceği vurgulanmaktadır. Her ne kadar, gelişen teknoloji ile mesleğimizle ilgili prosedürler en az hataya olanak verecek şekilde desteklense de, her hasta başlı başına ayrı bir olgudur ve komplikasyon olasılığı her zaman mevcuttur. Bundan dolayı, işlem öncesinde hastalara tedavi ile ilgili detaylı bilgi verilmekte, olası tüm komplikasyonları açıklayan bilgilendirilmiş onam formu okutulup imzalatılır. Bu durumda hasta, tedavi ile ilgili tüm sorularına yanıt bulduğunu, tedavi sırasında meydana gelebilecek olumsuz durumlar hakkında bilgilendirildiğini ve tedaviyi bu bilgiler doğrultusunda kabul ettiğini teyit eder ve işlem ancak bu şekilde başlatılabilir.

Kanalda alet (eğe)  kırılması gibi bir durum, en deneyimli endodontistin bile başına gelebilecek komplikasyonlar arasındadır. Alet kırılması, kanal anatomisindeki düzensizlikler, aletin metal yorgunluğu veya üretim sırasındaki bazı hatalara bağlı olarak gerçekleşebilir. Kanalda alet kırılması tedavinin herhangi bir aşamasında meydana gelebilir. Literatürde bu komplikasyonun oluşma oranının diş veya kanal başına yüzde 0.39 ile 5 arasında değiştiği bildirilmektedir. Yapılan sistematik bir analizde, eğer endodontik tedavi yüksek standartlarda yapılırsa, alet kırığının tedavi başarısını önemli şekilde etkilemediği saptanmıştır.  Diğer bir deyimle, eğer dişin kök ucunda apse veya lezyon yoksa alet kırılması meydana gelse bile, olguların % 90’dan fazlası sağlıklı şekilde ağızda kalmaktadır. Bunun yanı sıra kök kanalında kırılmış olan bir aletin hastanın genel sağlığı üzerine olumsuz bir etkisi bulunmamaktadır.

Kırılmış bir alet kanalın kök ucundaki 1/3 lük bölümünde ise, çıkartılması daha zordur. Ancak bu durumda da, aletin by-pass denilen yanından geçerek tedavinin tamamlanması veya yan bir kanal varsa tedavi edilerek işlemin bitirilmesi gibi seçenekler de mevcuttur. Kanal aleti hiçbir şekilde çıkarılamıyor, ancak tedavi başarısını olumsuz etkileyebileceği düşünülüyorsa, cerrahi bir işlem ile de iyileşme sağlanabilir. Burada başarısızlığa yol açan aslında alet parçasının kendisi değil, kök kanalında temizlenip dezenfekte edilemeyen alanların kalması ve hastalığın devam etmesine yol açmasıdır. Nitekim, programda sunulan olguda, aslında alet kök ucunu tıkar şekilde uç kısımda kırılmıştır. Muhtemelen, kanalda tam temizlenememiş ve mikroorganizmaların varlığını sürdürdüğü alanlar kalmıştır ki, hastanın şikayeti devam etmiştir. Bu durumda da cerrahi bir işlem yapılması düşünülebilir.

Böyle bir durumla karşılaşıldığında, hasta bu durumdan haberdar edilir. Ayrıca, aleti çıkarmak için uğraşacağımız, ancak aletin çıkarılamama gibi bir olasılığın her zaman mevcut olduğunun belirtilmesi büyük önem taşımaktadır. Bunun ötesinde, ‘Pathways of the Pulp’ gibi endodontinin en önemli kitaplarından birinde, kırılan aletin kalan bölümünün bir zarf içine konularak hastanın dosyasına ilave edilmesi gerektiği de belirtilmektedir. Bu, diş hekiminin ileride karşılaşabileceği hukuki durumlar açısından son derece önemlidir.

Diğer yandan, dişhekimliğinde alet kırılmasının olası bir komplikasyon olduğu zaten bilindiği için, sadece kırık aletleri çıkarmak amacıyla üretilen “Masserann kit” adı verilen setler de mevcuttur. Yani, programda vurgulandığı gibi, kanal tedavisi sırasında alet kırılması çok da şaşırtıcı veya hiç karşılaşılmamış ve haber yapılması gereken bir durum değildir.

İlgili televizyon programındaki iddiaların yukarıdaki bilgilerin ışığında değerlendirilmesini talep eder, tüm halkımıza sağlıklı günler dileriz. 

 Türk Dişhekimleri Birliği - Türk Endodonti Derneği