694 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN GETİRDİKLERİ

Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında 694 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 25.08.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. 

Bakanlar Kurulu’nun bir konuda kanun hükmünde kararname çıkartabilmesi için; çıkarılacak kanun hükmünde kararnamenin amacını, kapsamını, ilkelerini, kullanma süresi belirtilen bir yetkinin TBMM tarafından çıkartılacak bir kanunla verilmesi gereklidir.  

Olağanüstü hal döneminde ise TBMM’nin yetki vermesine gerek olmadan, Cumhurbaşkanı Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun kanun hükmünde kararname çıkartma yetkisi vardır. Ancak bu yetki “olağanüstü halin gerekli kıldığı konular”la sınırlıdır. 

Öncesindeki bir kısım KHK gibi bu düzenlemede de olağanüstü hal ile ilgisi olmayan pek çok düzenleme yapılmıştır. İki beldenin ilçe yapılmasından kamu kurumlarına karşı yapılacak icra takiplerine, haksız tutuklama sebebiyle açılan tazminat davalarındaki vekalet ücretinden Sağlık Bakanlığı’nın örgütlenmesinin yeniden düzenlenmesine kadar birbiriyle ilişkisiz ve olağanüstü hal ilan edilmesine ilişkin olaylarla bağı bulunmayan konularda olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi çıkarılması esasen TBMM’ye ait olan yasama yetkisinin Bakanlar Kurulu tarafından kullanılması niteliğindedir. 

Anayasa’nın 7. maddesinde TBMM’ye ait olan yasama yetkisinin devredilemez olduğu ifade edilmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesi, önceki kararlarında olağanüstü hal KHK’larını anayasal sınırlara uygunluk bakımından denetlemiş iken, bu dönemde verdiği kararda Anayasa’da yer alan “olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz” hükmü uyarınca olağanüstü hal KHK’ları ile ilgili olarak denetleme yetkisi olmadığını belirtmiştir. 

Bu durumda, olağanüstü hal KHK’larının Anayasa’ya uygunluk da dahil olmak üzere hiçbir denetimi mümkün olamamakta; Bakanlar Kurulu istediği alanda istediği gibi düzenleme yapabilmektedir!

694 sayılı Olağanüstü Hal KHK’sının sağlık alanını ilgilendiren düzenlemeleri aşağıdaki gibidir:

1. Sağlık Bakanlığı örgütlenmesinde eskiye dönüş

Sağlık Bakanlığında genel müdürlük iken 2011 yılında 663 sayılı KHK ile Türkiye Halk Sağlığı Kurumu ve Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu adıyla ayrı kurumlara dönüştürülen birimler yeniden Genel Müdürlük olarak yapılandırılarak Sağlık Bakanlığı bünyesine alınmıştır.

Sağlık Bakanlığı taşra örgütlenmesi de yeniden düzenlenmiş; il sağlık müdürlüğünün merkez olduğu eski sisteme dönülmüştür. Taşra örgütlenmesindeki il sağlık müdürü, başhekim, başhekim yardımcısı, hastane müdürü, ilçe sağlık müdürü gibi yönetici konumunda olanlar ile il sağlık müdürlüklerinde, belirlenen alan ve vasıflarda özel bir meslek bilgisi, tecrübe veya ihtisasını gerektiren hizmetlerde çalıştırılacak uzmanların sözleşmeli olarak çalıştırılacakları belirtilmiştir.

Kamu Hastane Birlikleri Genel Sekreterliği kaldırılmış; hastanelerin yönetiminin, eskiden olduğu gibi, başhekimlere ait olduğu belirtilmiştir. 

Bakanlık örgütlenmesi, üç ay içinde yeni düzenlemeye uygun olarak yapılandırılacaktır.

2. Yurtdışı sağlık kuruluşları

Sağlık Bakanlığının yurtdışında geçici olarak sağlık hizmet birimleri kurması halen mümkün iken 694 sayılı KHK ile yurtdışında kalıcı olarak sağlık hizmet birimleri kurma yetkisi verilmiştir. Bu yetkinin kullanılmasında ulusal ya da uluslar arası çeşitli kurum ve kuruluşlarla işbirliği ve ortak çalışma yapılabilecektir. 

Bu düzenlemeyle, Sağlık Bakanlığı tarafından Somali ve Sudan’da kurulan hastanelerin yasal zemini oluşturulmuş; yenilerinin açılması da olanak sağlanmıştır.

3. Askeri hastane ve harekât sağlık birimlerinde görevlendirilme 

Askerlik ödevini yapmak üzere  Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli tabip, uzman tabip, diş tabibi, eczacı ve diğer sağlık sınıfı yedek subaylar; eski askeri hastanelerde ve şehit aileleri, gaziler, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ve aileleri ile sınır ötesi ve teröristle mücadele harekâtına öncelikle sağlık hizmet desteği sağlayan Sağlık Bakanlığı birimlerinde görevlendirilebileceklerdir. 

4. Ordudan çıkarılan subay tıp ve dişhekimliği öğrencileri

Millî Savunma Bakanlığı ile Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi nam ve hesabına tıp fakültelerinde okuyan tabip subaylar ile diş hekimliği fakültelerinde okuyan diş hekimi subaylardan yükümlülük süresini tamamlamadan mahkeme veya disiplin kurulu kararına dayanılarak (askerlikle) ilişiği kesilenler, kalan yükümlülük süresincehekimlik/dişhekimliği mesleğini icra edemeyeceklerdir. 

Yetişmiş nitelikle insangücü olan bu tabip ve diş tabipleri, yükümlülük süresince mesleğini kamu ya da özel sağlık kuruluşlarında icra edemeyecek ancak söz konusu sürenin geçmesinden sonra mesleklerini yapma hakkını elde etmiş olacaklardır. 

5. Yaş sınırı artırıldı

Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarında çalışan veya aile hekimliği yapan tabip ve uzman tabipler, her yıl Bakanlık tarafından uygun görülmek kaydıyla 72 yaşına kadarçalışabilecektir.

6. Kamu görevine alınmada güvenlik soruşturması yapılacaklar genişletildi

Kamu kurum ve kuruluşlarında, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler, istihbarat teşkilatları, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personelin yanı sıra ile "Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik"te çalışacak personel hakkında da güvenlik soruşturması yapılacaktır. 

657 sayılı Devlet Memurları Yasasına eklenen bir hükümle güvenlik soruşturması yapılmış olması Devlet memurluğuna alınmanın genel şartları arasına konulmuştur. 694 sayılı KHK ile yapılan düzenlemeyle 657 sayılı Yasa’daki bu genel şartın belli görevlerde çalışacaklar bakımından uygulanacağı sonucuna varılabilecektir.

7. Madde bağımlılığı tedavisi 

Madde bağımlılığı tedavisine yönelik sağlık hizmetleri, herhangi bir şarta bağlı olmaksızın SGK tarafından karşılanacaktır.

8. Kamu görevinden çıkarılan akademisyenler

Olağanüstü hal kural ve uygulamalarıyla kamu görevinden çıkartılan akademisyenlerin Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla kamu görevine iade edilmeleri halinde eski görevlerine dönemeyecekleri; Ankara, İstanbul ve İzmir dışında, 2006’dan sonra kurulan üniversitelere öncelik verilerek saptanacak üniversitelerden birine atanacakları belirtilmiştir. 

Bu düzenlemeyle, haksız bir işleme maruz kaldığı anlaşılan kişilere haklı bir sebep olmaksızın ek yaptırım uygulanmaktadır.