TDBD 159.SAYI BAŞYAZI
HUKUKLA ETİK ARASINDA KALIRSAK…

Değerli Meslektaşlarım,

Toplum yaşamını düzenleyen ve devletin yaptırımları ile güçlendirilmiş olan kurallar bütününe hukuk deniyor.

Bu kuralların neye göre konulacağı da hukukun en önemli konularından biridir. Bu kurallar konulurken birkaç şey gözetilebilir:

Bir alanın bir nedenle düzenlenmesi amacı gözetilebilir; harf devrimi, belli yaş altına sigara satılmaması, kumarın yasaklanması gibi. Belli bir değerin korunması gözetilebilir; hırsızlığın yasak olması gibi. Bununla beraber kimi zaman da belirli bir kişi ya da grupların çıkarları gözetilebilir; imar kurallarının değişmesi, ihale kanununun sık sık değişmesi, sit alanlarının değişmesi gibi.

Bu kurallar düzenlenirken kimi zaman da birkaç şey aynı anda gözetilebilir. Örneğin 2015 ten beri kaos haline gelen yönetmeliğimizde hem dişhekimliği hizmet sunumunun düzenlenmesi ile standartların arttırılması gözetilirken hem de bu alanda sermaye gruplarının yer alabilmesine yönelik düzenlemeler de gözetilmektedir.

Dişhekimlerinin mesleki yaşamlarını düzenleyen hukuk kuralları olduğu kadar bir de etik kurallar vardır.

Pekâlâ, hukuk ve etik çatışır mı, çatışırsa ne yapacağız?

Bu aşamada hukuk kurallarının meşruiyetini değerlendirmek gerekmektedir. Hukuk kurallarını kural koymakla yetkilendirilmiş olan yapılar belirler. Bu yetkilendirilmiş yapılar parlamento, meclis, başkan, partili cumhurbaşkanı gibi oluşumlardır. Bu yapılar tarafından belirlenen kuralların toplum tarafından doğru, haklı bulunması meşruiyet olarak nitelendirilebilir.

Oldu ya ortaya çıkan kurallarla belirlenen hukuk tam anlamı ile meşruiyete sahip değilse ne yapmak gerekir? Ya da bizim bakış açımızla soruyu şöyle sorarsak; “hukuk etik ile çatışırsa” ne yapmak gerek?

Bu sorunun cevabında etik kurallar tekrar hatırlamamız gereken noktadır. Dişhekimliği mesleğini yaparken sadece yazılı kuralların ne emrettiği değil aynı zamanda bunların etik değerler açısından nerede yer aldığı da gözetilmelidir. Etik kurallar ile hukuk kurallarının çatışmasını yasa düzenleyicilerinin malpraktisi olarak kabul etmek gerekir. Çünkü dişhekimi iki kural arasında seçim yapmaya zorlanmaktadır.

Bu kurallar arasında çatışma olduğunda yapacağımız seçimde her zaman evrensel mesleki kuralları içeren etik değerleri öncelemek gerekir. Hiç kuşku yok ki bu seçimimiz nedeni ile çeşitli derecelerde cezalandırılmamız da olasılıktır. Ancak mesleki etik değerlere uyulmaması kişinin mesleki değerleri hiçe sayması demek olacaktır. Hukuk kurallarının zaman içinde toplumsal iktidar ilişkileri ile birlikte değişebileceğini ancak etik değerlerin yüzyıllardır süren sınanma sürecinden geçerek kurallaştığını hatırlamamız gerekir.

Türk Tabipler Birliği idam cezası hukuk sistemimizde varken bu kurala itiraz ettiği dönemde yargılandığı için, Türk Dişhekimleri Birliği hasta sırlarının paylaşılması yasada yer aldığı dönemde hukuki kuralların etik kodlara uygun şekilde düzenlenmesi mücadelesi verdiği için hep şerefle anılacaklardır. Bununla beraber Nazi Almanya’sında emredileni yaptığı, kanuna uyduğu halde etik değerleri önemsemeden insanlar üzerinde acımasız deneyler yapan Dr. Josef Mengele ise ‘ölüm meleği gibi onursuz bir isimle anılmaktadır.

Değerli Meslektaşlarım,

Hukuk ve etik arasında kaldığında etikten yana koyduğu tavrıyla Atatürk en iyi örnekleri veren kutup yıldızımız olarak parlamaktadır. 19 Mayıs 1919’da padişahın hukukunu tanımamış, hakkındaki ölüm fermanını gözetmemiş; bağımsızlık, özgürlük gibi evrensel insani değerleri gözeterek Samsun’ a çıkmış milli mücadeleyi başlatmıştır.

Cumhuriyeti kurduktan sonra da hukukla etik arasında kaldıklarında Türk gençlerinin tercihini nasıl kullanması gerektiğini Bursa nutkuyla ortaya koymuştur:

“Türk genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, ‘bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır.’ demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.’

Değerli Arkadaşlarım,

Mesleki ve vatani etik değerlerimizi koruyacak gücü birbirimizde bulacağız, meslek örgütümüzle savunacağız.

Sağlıkla kalın.

A.R. İlker Cebeci
TDB Genel Başkanı

Not: Yazının ilhamı ve tüm hukuk söylemi Sayın Mustafa Güler’in TDB 11. Ulusal Öğrenci Kongresi’nde yaptığı konuşmadan alınmıştır.
 

TDBD 159.Sayı için tıklayınız…