SAĞLIK MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN ÇAĞRI:
`Açlık Grevi Sona Erdirilmeli`

Sağlık meslek örgütleri, Olağanüstü Hal (OHAL) Kanun Hükmünde Kararnamesi (KHK) ile haksız ve hukuksuz biçimde ihraç edildikleri işlerine geri dönme talebiyle iki ayı aşkın süredir yürüttükleri açlık grevinde kritik evreye giren ve yaşamsal riskleri artan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için yetkililere çağrıda bulundu.

Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türk Dişhekimleri Birliği (TDB), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Devrimci Sağlık İş Sendikası (Dev-Sağlık İş), Türk Psikologlar Derneği (TPD), Türk Hemşireler Derneği (THD), Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği (SHUD) ve Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği (TÜMRAD-DER) tarafından yapılan ortak açıklamada, 'Yetkililerden, geriye dönüşü olmayan sonuçlar ortaya çıkmadan, dolayısıyla geç kalmadan, haksız ve hukuksuz biçimde ihraç edilen Nuriye Gülmen, Semih Özakça ve tüm kamu emekçilerinin görevlerine iadesini talep ediyoruz' denildi.

12 Mayıs 2017 Cuma günü saat 13.30’da Yüksel Caddesi’nde yapılan basın açıklamasına, TDB Genel Başkanı Dr.Ali Rıza İlker Cebeci, TDB Genel Sekreteri Neslihan Sevim,  TDB Kadın Komisyonu Üyeleri Hatice Çelik ve Serpil Yağan, TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel, TTB İkinci Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, TTB Genel Sekreteri Dr. Sezai Berber ve TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Bülent Nazım Yılmaz ile Dr. Yaşar Ulutaş, SES Eş Başkanı İbrahim Kara ile kurum temsilcileri, hekimler ve vatandaşlar katıldı. Açıklamaya CHP Milletvekili Prof. Dr. Aytuğ Atıcı da destek verdi.

Ortak açıklamayı okuyan TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel, Gülmen ve Özakça’yı bekleyen sağlık riskleriyle ilgili olarak yetkilileri uyardı.

Açlık grevlerinde kırklı günlerden itibaren ciddi sağlık riskleri oluşmaya başladığına dikkat çeken Tükel, bu süreçte sindirim siteminde sorunlar ortaya çıkmaya başladığını, ishal ve sindirim sistemi kanamaları görüldüğünü, duyu organlarının etkilenmesine bağlı olarak, ışığa, sese, kokuya duyarlılık artarken işitme, görme, koku ve tad almanın zayıfladığını, kulak çınlaması, baş dönmesi belirtilerinin ortaya çıktığını anlattı.

Tükel, kırkıncı günden itibaren yaşamsal organ olan kalpte ritm bozuklukları,  kalp kasının güçsüzleşmesine bağlı olarak kalp yetmezliği ve bunlara bağlı ölümler ortaya çıkabildiğini, ileri evrelerde kas dokusunun erimesine bağlı olarak böbrek yetmezliği oluşabildiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

'Bu bilgiler ve tıbbi gözlemlerimiz doğrultusunda, açlık grevinde geçirdikleri her geçen gün, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın sağlıklarında kötüleşmenin daha belirginleştiğini, yaşamsal risklerinin giderek arttığını belirtmek isteriz. Yetkililerden, geriye dönüşü olmayan sonuçlar ortaya çıkmadan, dolayısıyla geç kalmadan, haksız ve hukuksuz biçimde ihraç edilen Nuriye Gülmen, Semih Özakça ve tüm kamu emekçilerinin görevlerine iadesini talep ediyoruz.'

***

BASIN AÇIKLAMASI

12.05.2017

Kamuoyuna,

1 Eylül 2016 tarihinden bu yana, KHK’lerle 5.625 kişi Sağlık Bakanlığı çalışanı olmak üzere, toplam 106.117 kişi haksız ve hukuksuz biçimde kamudan ihraç edilmişlerdir. Kamudan ihraç edilenlerin büyük çoğunluğunun darbe ile bağlantısını ortaya koyacak hukuki kanıtlar ve bir soruşturma yapıldığının belgeleri bulunmamaktadır. Bu kişiler hukuki deliller olmadan suçlu ilan edilerek kamu görevinden çıkartılmışlardır. Oysa ki, bir ceza ancak soruşturma sonucunda suçluluğu kanıtlanan kişilere verilebilir. Hangi siyasal düşünceden ya da görüşten olursa olsun kamuda yürütülen darbe soruşturmaları hukuk kuralları içinde titizlikle yapılmalı; darbe girişimi ile bağlantısı saptanmayan, haksız ve hukuksuz biçimde ihraç edilen tüm kamu görevlileri görevlerine iade edilmelidir.

184 gün önce çalıştığı üniversite tarafından açığa alınıp sonrasında ihraç edilen Nuriye Gülmen ve öğretmen olarak çalıştığı Mili Eğitim Bakanlığı’ndan ihraç edilen Semih Özakça, "işimi geri istiyorum" talebiyle Ankara’da Yüksel Caddesinde oturma eylemine başlamışlar; 10 Mart 2017 tarihinde de eylemlerini açlık grevine dönüştürmüşlerdir.

Bugün itibariyle açlık grevinin 65. gününde olan Semih Özakça 17 kilo, Nuriye Gülmen 9 kilo vermiştir.  Her ikisinin de kas-iskelet,  gastrointestinal sistemde sorunları bulunmaktadır. Bağışıklık sistemlerinin zayıflaması ve açık alanda yapılan bir eylem olması nedeniyle enfeksiyon riskleri yüksektir. Her geçen gün artan  çabuk yorulma, unutkanlık ve yaygın  vücut ağrısı gibi şikayetleri vardır.

Vücudun ihtiyaç duyduğu enerjinin kısıtlı olarak alınması ve yapım maddelerinin alınmaması olarak tanımlanabilecek olan açlık grevlerinde,  yedek enerji depolarının kullanılması ile birlikte önce hızla kilo  kaybı ortaya çıkmaktadır. 40-50. günler arasında vücut ağırlığının %10-20 kadarı kaybedilmektedir. Günler ilerledikçe kilo kaybı da artmaktadır.

Yenilenmemeye bağlı olarak kaslar hızla erimekte, buna bağlı olarak çabuk yorulma, yaşamı destekle sürdürme zorunluluğu  ortaya çıkmaktadır.

Mineral ve vitaminlerin alınmaması özellikle  kadınlarda kansızlığa neden olmakta, açlığa bağlı olarak  bağışıklık sistemi bozulmakta, vücut savunma hücrelerinin üretilmemesi sonucunda mikroplar kolay bulaşmakta  ve  gelişen enfeksiyonlar çok ağır seyretmektedir. Enfeksiyonlar, açlık grevindeki kayıpların nedenlerinden biridir.

Kırklı günlerle birlikte sindirim siteminde sorunlar ortaya çıkmaya başlamaktadır.  Bu dönemde ishal ve sindirim sistemi  kanamaları görülmektedir.

Kırkıncı günden itibaren duyu organlarının etkilenmesine bağlı olarak, ışığa, sese, kokuya duyarlılık artarken işitme, görme, koku ve tad alma zayıflamaktadır. Kulak çınlaması, baş dönmesi belirtileri ortaya çıkmaktadır.

Kırkıncı günden itibaren yaşamsal organ olan kalpte ritm bozuklukları,  kalp kasının güçsüzleşmesine bağlı olarak kalp yetmezliği ve bunlara bağlı ölümler ortaya çıkabilmektedir.

İleri evrelerde kas dokusunun erimesine  bağlı olarak  böbrek yetmezliği ortaya çıkmaktadır.

Bu bilgiler ve tıbbi gözlemlerimiz doğrultusunda, açlık grevinde geçirdikleri her geçen gün, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın sağlıklarında kötüleşmenin daha belirginleştiğini, yaşamsal risklerinin giderek arttığını belirtmek isteriz.

Yetkililerden, geriye dönüşü olmayan sonuçlar ortaya çıkmadan, dolayısıyla geç kalmadan, haksız ve hukuksuz biçimde ihraç edilen Nuriye Gülmen, Semih Özakça ve tüm kamu emekçilerinin görevlerine iadesini talep ediyoruz. 

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ (TTB)
TÜRK DİŞHEKİMLERİ BİRLİĞİ (TDB)
SAĞLIK VE SOSYAL HİZMET EMEKÇİLERİ SENDİKASI (SES)
DEVRİMCİ SAĞLIK İŞ SENDİKASI (DEV-SAĞLIK İŞ)
TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ (TPD)
TÜRK HEMŞİRELER DERNEĞİ (THD)
SOSYAL HİZMET UZMANLARI DERNEĞİ (SHUD)
TÜM RADYOLOJİ TEKNİSYENLERİ VE TEKNİKERLERİ DERNEĞİ (TÜMRAD-DER)